Ansızın
Çamurlu bir mahalle de, Masum ama gerçekçi bir gülücük konardı Kerpiçli damlara, Mutluluğu simgeliyor du o kirli Yüzlü çocuklar. Akşam üstü kara trenler belirirdi Her vagonda biraz acı biraz gurbet Biraz da mutluluk vardı. Çocuklar o kirli ellerindeki bilyeleri Bırakıp bakakalırdı, Benim gönlümü süsleyen o masum, Masum Bakmalarıydı,ve hallerinden hiçte Şikayetçi değillerdi, bir martının Süzülmesiydi gözleri, Ansızın bir çocuk belirdi, Köşe başında çatık kaşlar, Mavi gözler bir ürkek ceylanı andırıyor du Bakışları, Elinde henüz oyun oynanmamış bir top Sormadan edemedim neden? Sen Oyun Oynamıyorsun dediğimde Boynu nu büktü, tedirgin tedirgin başını Kaldırarak şu hokkalı sözleri çıktı Dudaklarının arasından, ben babamı annemi çok Seviyorum üstelik babam çalışmıyor bu topla Oynarsam çabuk eski olur ve yırtılır, Babam bana top almak için iki tane olan tencerenin Biri ni sattı bana bu topu aldı, Şimdi bunu Yırtarsam babam diger tencereyide satar bana yenisini almak ister, ben babamın ve annemin aç kalmasını İstemem, senin bir gözün kör olsa diğeri görür Ya ikisi de kör olursa nasıl beni görebilirsin ki, dedi Sustum Konuşamadım,. Gözlerimden yaş degil sanki kan Geliyordu, Dizlerim gövdemi kaldıramaz hale Gelmişti, çöktü gözüme karanlık Adını koyamadım bendeki Yıkılışa.......