Çamur
uzun zamandır sadece yaşadığımı fark ettim? nefes alıp yaşadığımı başka hayati bi fonksiyon göstermeden nefes alıp yaşıyorum? resimlerin içinde yaşıyorum? sonra bi resim çiziyorum geleceğim için? içine hiçbişey yapmıyorum? boş bi kağıt parçası gibi görünse de beni anlatıyo? boş bomboş?
çok kirlendim? çok temizdim? bu yüzden çok kirlendim? bütün gece reçetelerini yakıyorum şimdi.. ilaç kutularımı şiirlerimi? yerlerine boşluk bırakıyorum? insanlara? işte en iyi şey budur anlamını kazandırıyorum?
çok anlamaya çalıştım hiç bi anlam çıkaramadığım paragraflardan? noktalar? sonra virgül koydum her birine? ardımdakilere konuşma payı bırakarak? koca sayfada bi virgül geri kalan insanlara bırakılan dopdolu ( ama boş) konuşma satırları? çok konuştuğum zamanlarda bi faydasını görmedim? anlatmaya başlayıp da anlaşılamadığı zaman ya da anlamamak için ellerinden geleni yapan insanları gördükten sonra anlatıcılığı da bırakıp kısaltmalara gidiyorum? ismimi bile kısaltarak? ve koca koca boşluklar yaratıyorum? ama burası bile çok kalabalık olmaya başlıyo?
koca dünyayı iki kelimeye sığdırdım? seni ile başlayan sonuna hep ağız dolusu suslar giren seviyorumları içimde kalan iki kelimeyi dünyaya armağan bırakıyodum hep? oysa insanlar bile tek bişeyden oluşmazken seni kelimesi neden hep yarım bırakılıyodu? işte bu tür saçmalıklara anlam veremedim?
bi sorun vardı hep? iletişimde? bi şarkının sonunu getirdiğim zaman anladım? bu sorun kanalizasyon sorunuydu? kanal tedevisini gerektiren ama elde yok avuçta yok eşzamanlarında başına gelen duygularla bırakmak zorunda kalıyo insan?
şüpheli hayatların kirlenmiş halini oluşturuyoduk? hani şu zamanların ?di hali gibi bişey galiba? hiç bişeye anlam veremediğim gibi buna da ne bi anlam ne de bi anlamının olmasını istemiyodu insanlar? griydik biz? kiri göstermemeye başlayan? beyazın kirlenmiş hali kısaca?
hiç bişey hayal ettiğim kadar gerçek değildi? düşlerde bile? o kadar bağırmama rağmen -çık buradan bu gerçek değil- sesim bana bile çıkmıyodu artık? ve şunu fark ettim sonra ayna da bile görüp en çok inandığım ve tanıdığım şey gerçeklik değildi? sadece sandığımın farkına vardım? değilim gerçek bile değildim?
Ağzımın içindeki tüm kelimeleri ayaklarının dibine düşürdüm? kustum? bütün kelimelerim çiğnenmeden yutulmuş? piç bırakıldı duygularım? son baktığım sabahın güneşi bile yarım kaldı?
Sonunda anladım ki tek sermayem yalnızlığımdı? ama unutmadım parmağımın ucuna dokunduğun zamanı? ellerini? ellerimi? elimin üstünde bıraktığın çamuru? ama farkına var ufaklık senin ellerinde kirlendi? ellerimden anladım? siyah kiri görünmeyen ellerinden bana bulaştı?.