Çetinin Hazine Hikayesi. 2
çetin heyecanını bastırmak ve ihtiyara güvenini dahada artırmak için yerinden kalkar ve bahçeden en güzellerinden birkaç domates salatalık yeşil soğan koparır amca senin karnın açtır şimdi yoldan geldin hem tuz ekmeğimiz olsun der kopardıklarını ihtiyarın kucağına bırakır amca sen burada otur ben bir koşu eve gidip ekmek bir şeyler daha alıp getireyim der yada buyur eve gidelim istersen misafirim ol der hafif'den isteksizce ihtiyar gülümseyerek otur otur evlat bende ekmekte var tuzda diyerek çantasını açmaya başlar böylelikle çetinde oturur birlikte fasulye sırıklarının arasında kendilerini kimsenin göremediği bir ortamda yiyeceklerini paylaşırlar ihtiyar bak evlat nereden nereye kısmetimizde yıllar sonra yeniden buralara gelmek ekmeğini suyunu içmek varmış kısmet işte seni pek sevdim aslan gibi delikanlısın maşallah Allah seni ailene bağışlasın benimde iki oğlum ikide kızım var fazla zamanım yok burada beni tanıyan'da yok zaten sana anlatacaklarımı hiç kimseyle ama hiç kimseyle paylaşma tamam'mı der çetinin alnından terler boncuk boncuk akmaktadır heyecanından tamam amca der titrek bir sesle şu karşıdaki evde bir küpün içinde saklanmış sayısını tam olarak belli olmayan altınlar var yeri çok kolay bir yerde değil ama becerikli bir kişi o küpü yerinden çıkartabilir çetin neredeyse söyle artık be amca kalbim duracak heyecandan diye mırıldanır bunu duyan ihtiyar güler haklısın bende senden farklı deyilim evlat bu şaka değil gerçek az bir şey değil'ki pek çok altın var o küpün içinde ihtiyar peki çetin oğlum şu anda o evde yaşayan adamla yani Osman ağayla bu konuyu konuşsak altınları üçümüz aramızda pay etsek acaba adam bu teklifi kabul eder'mi ne dersin çetin oo amca sen ne diyorsun Osman ağa bu köyün en aksi en mendebur en anlaşılmaz adamıdır hayatta kabul etmez hele kendi oturduğu evdeyse o altınlar kesinlikle paylaşmaz iş dallanır budaklanır dahası canımıza bile kast edebilir o derece yani tamam o zaman ondan vazgeçtik nasıl yapacağız bu işi evde yaşayanlar var amca sen söyle bana yeri tam olarak nerede? ihtiyar eliyle işaret eder bak evin ocağından çıkan şu baca var'ya evet bacadan gireceksin. Bacayla damın birleştiği yeri kazıyacak'sın kırmızı toprağın olduğu yeri bulduktan sonra taş çıkana kadar eşele o taşın üstünde ve altında iki küçük beyaz taş var, ortasında siyah büyük bir taş var o dört taşı yerinden çıkartacaksın küp bu taşların arkasında işte dedikten sonra çetin sevinç çığlığı atmamak için zor tuttu kendini çetin alacağını almış ihtiyarı konuşturmuş zaferi kazanmıştı geriye sadece bacadan girip taşları yerinden sökmesi arkasından küpe ulaşması kalıyordu iyide eve nasıl gireceğim