hırka...
evde, odasında uzanıyordu. iki senedir, sanki hep bu odada yaşamış; hiç dış dünyayla ilişki kurmamıştı . bir süre uyumaya çalıştı işe yaramayacağını bile bile. en sonunda kalktı, karanlıkta perdeyi çekti , camı ardına kadar açtı. karşıdaki apartmanın izin verdiği kadar yıldızları seyretmeye koyuldu.uçaklar geçtiğinde kendini içinde bilmediği bir yerlere giderken hayal etti. çekmeceden bir sigara çıkarıp yaktı; dumanını dışarı üfledi; seyretti .tüm bunlar onu biraz oyalamıştı.
ama, biraz...
2 sene boyunca her uykusu kaçtığında böyle atlatmaya çabalamıştı. bir gün bunun da işe yaramayacağını biliyordu. artık o gün gelmişti... pencerenin kenarına çıplak ayaklarıyla bastı.kenarlara tutunarak aşağı baktı. geceliği rüzgarla dalgalandı usulca.derin bir nefes alıp tuttu ciğerlerinde.ardından , iki sene öncesini düşünmeye başladı.kar yağan günleri, sokaklarda kış vakti donarak yürümelerini, konuşmalarını, öpüşmelerini...kahverengi kıvırcık saçlarını, ela gözlerini ve çok sevdiği ellerini... bıraktı kendini boşluğa.düşerken ona sarıldığı anları, elini tutuşunu hayal etmeye devam etti.ardından düşüşü yavaşladı, ve durdu.havada asılıyken gözlerini hiç açmadı; hala onu düşünüyordu. hareket etmeye başladı,boşlukta süzülüyordu. çıplak kollarını iki yana açarak yanından geçen havaya dokundu.metrelerce yukarıda ,tüm merakına rağmen; olanları anlamaya çabalamadı.sadece onu düşünmeye, gözlerinde canlandırmaya devam etti.deniz kenarında oturdukları zamanları, otobüste başını omzuna yaslamasını , gülerken çıkan gamzelerini ...hep onu hayal etti. ardından önünü hissedebilmek için ellerini uzattı;eller sert bir yüzeye çarptılar.ayaklarıyla etrafı yoklayarak kendine tutunacak bir yer buldu; açtı gözlerini.bir balkondaydı.daha once hiç bulunmadığı bir evdeydi ama yinede bu yerin neresi olduğunu hep bilmişti.balkona atlayıp arkasını döndüğünde, sabaha karşı bir saatte henüz uyanmaya başlamamış evleri, mahalleleri, şehri gördü.kızılımsı-mor,sisli ve soğuk havayı çekti .sırtını şehre verince karşısına kilitli balkon kapısı çıktı.üşüyordu;balkon kapısına elini uzattı. kilit kendi kendine döndü ve kapı aralandı.hiç bir yere değmeden içeri girdi ;kapı aynı usulca hareketle kilitlendi. odayı incelemeye başladı.masada ders notları,tanımadığı bir kızın fotoğrafı,boş bardaklar... sandalyeye oturup etrafı incelemeye devam etti. yerde bulduğu bir hırkayı sırtına geçirdi.sonunda bakışları yatağa ilişti.o vardı orada.ılık nefesinin derin derin ciğerlerinden çıktığını duyabiliyordu.bu sesi dinlemek ona korkunç bir huzur verdi.yatağa yaklaştı;sırtı dönük adamın nefes alıp verişini izledi.eğilip kapalı gözlerine bakınca rüya gördüğünü anladı; gülümsedi birden.onun yaşadığını bilmek, hissetmek tarifsiz bir duyguydu. yatağın kenarına oturunca ; adam birden açtı gözlerini, boş tavana dikti .sonra o da yatağa oturdu, eli kızın elinin durduğu yere düştü.kızın ela gözlerine anlamsızca baktı gözleri, ardından korkunç bir hayal kırıklığıyla yaşlar boşaldı yanaklarından. 'keşke, keşke gerçek olsaydı....' dedi adam, yatağına uzandı. kızın yüreği sevinçle , mutlulukla kabardı. adamın yanına usulca yerleşti, yorganı ikisinin üstüne çekti. adamı çenesindeki beninden, saçlarından, alnından, gözlerinden..ve dudaklarından öptü belli belirsiz.sonra onun sıcaklığına sokulup uykuya daldı. sabah olduğunda adam alelacele giyinirken hırkasını neden yorganın altında bulduğunu düşünemedi bile.