Kırmızı Yol
Artık karar vermeliydim. Sıradan bir hayat mı? Yoksa sıra dışı aşk yaşadığım kadınla muazzam bir yaşam mı? Tabii ki ikince seçenek cazip geldi. Hayallerim bu seçenekte idi. Onunla olmam gerekiyordu. O'nda yaşamam lazımdı. Ciğerlerime girecek saf oksijen o'ydu. Saf oksijenin öldüreceğini bilmeniz gerekir önce. Daha sonrasında ölümden korkmadığımı. Ölümüm en sevdiğimle olacaktı. Ya bu solunum yolunda ölecektim ya da soluklarımı verdikten sonra. Başladığım işi bitirmeliyim diyerek, solunum yollarının hasarlı bitişinde can vermeliydim. Kadınımın yolunda ölmeli idim.
Çok az uyurdum zaten. Gecelerim ona nasıl ulaşacağımı düşünmek ile geçiyordu. Yürüyerek desen arada ki kilometrekarelik mesafede can vereceğimi hesaba katarak, yolun sonuna gelmeden işimin bitmesine oluru vermiyordum. Yolda olmalıydım daha sonrasında varmak istediğim yere varmalıydım. Tek başınalığın yolcusuydum. Yolun sonunda tek kişilik yolculuğumu çift kişi tamamlamış kalacaktım. Kirli, terli ve pis bir halde. Sorun yoktu neyse ki. O da pis hallerimden hoşlanıyordu. En çokta ağzımın bozuk olmasından. Lise yıllarımda ki arkadaş sandıklarım sağ olsunlar. Onların sayesinde bozdum ağzımı, öncesinde de tadını. Sigarayla. Feri kaçmıştı gözlerimin uykusuz düşüncelerimden. Kafamın içinden hiç bahsetmiyorum bile. Cern'de ki hadron çarpıştırıcısına dönmüştü. Her tarafı fikir parçacıklarıyla saçılı haldeydi. Parçaların arasından sıyrılıp cam kenarına geçerek yaktım son 3 sigaramdan üçüncü. Yine gökyüzü en sevdiğim haldeydi. Çok yıldızlı, tek aylı. Sinirlendim biraz. Bulutlar perdeliyordu ayın parlaklığını. Sonunda gelmiştim sigaranın sonuna, izmaritini yine hep olduğu gibi hayali sınırlarımda ki en uzağa fırlatmaya başladım, bu gece ilk defa geçmişti o sınırı. Aklımı topladığımın bir işaretimiydi yoksa bu?
Derken, tekrardan uzandım yatağıma sıcaklığımdan arta kalan soğuk kenarına. Sıcakla pek aram yoktur. Oysaki kadınım, sözleri ile ateşimi havale geçirtecek derecelere ulaştırmıştı birçok defa. Dirençliydim o konuda. Taktım tek tarafı bozuk kulaklığımı, açtım kadınım kadar sevdiğim şarkı listesini. Tekrardan fikir yoksunluklarım ile baş başa kaldım. Ona ulaşmak için gece boyu düşündüm. Bir an uyuya kalmışım, sinirle uyandım, kendime kızdım. Onun fikirleri ile nasıl uyuya kalırım diye. Geçti sinirim devamında. Sağ göz kapağımın 17 gündür süre gelen sızlaması hala geçmemişti, artış gösterdi birden nedensizce. Sol tarafımda ki duvarda asılı siyah saate baktım. Saat beşi beş geçiyordu. O ise tam aklımın ve kalbimin paralelinden.