Kızıl'ın Hikayesi 2
"Cevabı biliyorum galiba" dedi, kızıl
"Geçen iki kişi ile mücadeleye giriştim,haksız bir mücadele idi, onlar avantajlı bir durumda ben ise yenilecek bir pozisyondaydim"
"evet ,biliyorum" dedi, iç sesi.
"Haklı olduğum halde yenilecek olma durumu yardım arayışlarına itti beni, aklımdan binlerce düşünce geçmeye başladı o anda ,kim yardım edebilir diye düşündükçe hem umutsuzluğa hem de çaresizliğe sürüklendim.Bu yenilginin sonunda babam bana küçük düşmüş gözler ile bakacaktı"
"Sorun olur muydu sence?"
"Hayır.Sorun olmayacağını anladım zaten"
"Her darbenin altında dizlerim yere daha çok eğilir iken , ben haklıyım, neden?Neden!? Diye içten içe haykırmaya başladım .Senin sesini duydum o anda"
"Evet"
"Geçen gördüğüm yaşlı ve hasta kişiyi hatırlattın , o da haklı dedin bana,hem yük taşımakta hemde gençler tarafından dalga gecikmekte idi,yardım etmem gerekir iken sadece kuvvetimin kibir ile ona yardım etmemiş sırtımı dönmüştüm"
Kızılın merhamet duygusunu kavrayabilmesi, kavga sırasında duyduğu serinlemeyi tekrar hissetmesini sağladı.
"Haklıydım ben, bu kavgayı kaybedemezdim,şu anda hissettigim duyguyu o anda da hissettim.Dizlerim tamamen yere çökmüş ve yere kapaklanmıştim ,ama şu anda da hissettiğim o his acınası durumumdan daha büyük bir şeydi.Sesini tekrar duydum.Kalk dedin bana"
"Artık acınası bir durumda değilsin"
" Evet aynen bunu dedin" diye fısıldadi kızıl
"Ayağa kalkmaya başladığımda darbeleri hissetmez ,kalbim atmaz olmuştu.Dünya durmuş ,çevremdekiler susmuştu"
"Cevabın ne?"
"Cevabı biliyorum artik benim en büyük rakibim , ne düşmanlarım ,ne babamdı ,benim en büyük rakibim kibirimdi,yüz yıl sonra hepsini yenmiş olsam da kibirim bu kavga alanına gelip gene bir rakip arayacak ve sonunda çaresizlik içinde delirip beni yok edecekti" "Haklısın" dedi iç sesi
Hakkı arayalım...