Küçük Bir Aşk ...
Küçük bir bahçeydi. Aralığın 26sıydı ... Yanımdaki yabancıyla ne konuşuyordum , ne yapmaya çalışıyordum ? Derken telefonumu alma bahanesiyle o sıcacık eli , elime değmişti. Aslında etraf o kadar kalabalıktı ki , sanki o kalabalıkta tek yabancı bizdik ; yani ikimiz ... Sıradan şeyler konuşup birbirimizi tanımaya çalışıyorduk ve ben bir yandan üşümemek için kendimi şartlıyordum. Dizine dokundum , o kadar sıcaktı ki ... Bir an o sıcaklığın bana geçmesini diledim ... Sürekli gözlerimize bakarak konuştuğumuzu farkettim.Gözlerinin içi parlıyordu.Kalbim sıkışıyordu.İçimden ona sarılmak geliyordu. "Aman Tanrım aşık mı oluyorum" diyordum içimden . Ama hala birbirimizi tanıma çabasındaydık. Uzun uzun konuşup bakıştık. Ve saat gitme saatine yaklaşmıştı. Yanımda yürüyüp bana gülümsüyordu. Sanki birşeyler söylemek istiyordu. Derken ellerinin sıcaklığı artık benim avuçlarımın arasındaydı. Neydi ki şimdi bu ? Hiç birşey söylemeden ? Böylece elimi tutması çokta uzun sürmedi. Artık o da biliyordu o elin başka bir eli tutmayacağını ... Hiç birşey söylememişti. Sessizce küçük adımlarıyla yürüyüp avuçlarımı tuttu. Ve biz öylece yürüdük sessiz dakikalarca ... Biz İstanbul'un Bahçelievler semtinde küçük bir bahçede tanıştık onunla ... O kadar çok sevdik ki birbirimizi ... Sebepsiz yere ayrıldık ... O soğuk günlerden geriye kalan hala sıcaklığını yitirmeyen ve asla dokunamadığım elleriydi onun ... Benimkileri mi ??? Hiç sıcacık olduğunu hatırlamıyorum ... ONUN SICAKLIĞI BANA HER ZAMAN YETTİ ...