Nostaljik Yazlık Sinemalar
Bugünlerde herkesin konuştuğu ve çok gişe yapan bir film vardı vizyonda.Çok merak ediyordum.Hem de babamla gittiğimiz ilk film olacaktı.Babam böyle sosyal aktivitelerle pek ilgisi olmayan, emekliliğini bekleyen her sabah gazetesini alıp okuyan bazen yatırım amaçlı satılık ev bakmaya çıkan ve emekli olduktan sonra da denizle, bir balıkçı teknesiyle ,doğal besinlerle ve ailesiyle sakin bir hayat yaşamak isteyen kırklı yaşlarını yaşayan mütevazi bir insandır.En son gençliğinde izlediği bir filmle sinemaya kapılarını kapatmıştı babam.Sinemamız yıllarını oyunculuğa vermiş sanatçılara kapılarını kapatırdı da babam sinemaya kapılarını kapatamazmıydı.Türkiye burası görevler her an değişebilir elbette..Tadı tuzu yoktu babama göre artık sinemaların.Popcornlar yada buz gibi asitli kakakolalar.Kasılıyordu ve kendini ait hissetmiyordu bir türlü bu ortama.
Babamın zamanında ki gibi nostaljik değil tabii artık sinemalar.Biz arkaya yatan koltuklarda ayaklarımızı uzatıp bilmem ne kalitede çekilen filmlerin tadını çıkarırken ozaman ki çekirdek kabuklarının tadını kaçırmışız.Çocuklar tahta sandalyelere oturdukları zaman kaba etleri iki tahtanın arasına sıkışır ve sağlam çakılmamış çiviler yüzünden sürekli yerlerinde kıpırdanırlarmış.Oturduklarında sandalyesi bile görünmeyen şişman teyzeler ve ayağı yere değmeyen o günün gelecek umutları,hayalleriyle zengin zeki çocuklar.Film başlayıp da oyuncular yansıtılmış ekranda göründüklerinde herkes ayakta alkışlarmış repliklerine başlayan ustaları..Gazoz kapaklarının açılmasıyla başlar.ekranda karıncalar oynamaya başlayınca bütün sesler kesilirmiş .Kadınlar filmi kaçırmamak için duygusal sahnelerde ağlayamazlarmış bile.Yazlık filmleri kışa depolamak lazım tabii..Türkan Şoraylar,Filiz Akınlar,Erol Büyükburçlar,Ediz Hun lar nereden bileblirlerdi bugünlerde yeşilçam ormanlarının yanacağını.Olsun okadar, ona da bir ihmal sonucu der yeriz önümüze konan dondurmamızı..
Sinemanın sonunda yere tükürülmeyip ağızda bekletilen çekirdek içleri hiç de istemezmiş erler film yazısının çıkmasını.Her sandalyenin önünde biriken küme küme çekirdek kabukları tutarmı yerini şimdi donald amca soğan halkalarını..
Ah ah diyor babam; mutluluktan sarhoş olurduk da evin yolunu analarımızın cebimize istiflediği ve taşıp yere dökülen nemli çekirdekleri takip ederek bulurduk.Şimdinin gençleri filmlerini bile izlemiyorlar birbirlerinin dişlerinin arasına kaçan popcornları temizlemekten.Bel altı esprilere katılıyorlar gülmekten..Kendimi dalıp giderken buldum birden ve babamın hatırında kalan büyüyü bozmak istemeyip daha fazla ısrar etmedim..