Yalancının Mumu
benim daha önceki öykülerimi okuduysanız, adliyede çalışıyor
dum emekli oldum.
bir gün zeytinburnu adliyesinde çalıştığım zamanlardı. 65
yaşında ki hakim beyle duruşma yaptığımız esnada duruşma
salonunda tutuklu ve avukatı vardı.avukat beyde yaşlı idi
dosyaya konulmak üzere verdiği dilekçeyi hakim bey okudu ve
avukat beye hitaben :
-hakim : siz müvekkiliniz için tahliye talebinde bulunu yorsunuz ama nüfus kaydı gelmemiş...
-avukat : aaa olurmu efendim ben geçen gün bizzat kendi ellerimle koydum dosyaya...
-hakim : bir yanlışınız olmasın,başka bir dosyaya başka sanık için koymuş olamazmısınız...
-avukat : hayır efendim kesinlikle bu dosyaya ve bu sanı- ğın nüfus kaydını bizzat kendi ellerimle ben taktım.
bu sırada sanık elini kaldırdı ve söz istedi. -hakim : avukatın var.sana söz hakkı vereceğim sonra...
-hakim : avukat bey al dosyaya kendin bak...
bu sırada benim sorumluluğum altında ki dosyanın içinde evrakın olmaması beni ilgilendiriyor,suçlu ben sayılırım ben o an kendimi çok büyük suçlu gibi gördüm,ister istemez insan öyle sanıyor,(ama allah (cc) nasip etmesin o ana kadar en küçük bir kötü anlamda bir suç işlemedim) hislerimle,
-nihat : hakim bey izin verirsen ben bakayım.
dosyayı aldım baktım nüfus kaydı aradığım için başka kayıt lara bakmıyordum.kayıt yoktu dosyada
sanık yine söz istedi -hakim : söz vermedi...ve devamla sizler dışarı çıkın dosyayı inceleyelim.
dosya incelendikten sonra sanık ve avukatı içeri alındı. -sanık : efendim söz istiyorum...
-hakim : söyle ne söyleyeceksen...
-sanık : efendim ben Türk vatandaşı değilim benim nüfus kaydım yok ki...
-hakim : dosyayı yetkisizlikle ağır ceza mahkemesine gönderilmesine karar verdi ( sanığın işlemiş olduğu suçu gereği )
-nihat : hakim bey ben kendimi ne kadar suçlu hissettim biliyormusunuz, memuriyet hayatımda böyle bir şeyle ilk olarak karşılaşıyorum.
-hakim : biz seni tanıyoruz,dürüstlüğünü ve titizliğini
( böyle insan çıkınca meslektaşlarının ismini lekeliyor)