Ablamdı
yarı şiirsel yarı deneme hayatta böyle değil midir zaten yarı acı yarı mayhoşumsu tatlı yarı mutlu yarı hüzünlü bir melodi... sürçi lisan edersem affola
sineye çekilmiş, misafirler geldiği zaman açılan odaya kapatmıştı düşüncelerini.. saçları kırarmış gözleri eroyinman edasıyla seyrediyordu çocuğunda geçmişini. hasbelkader demleniyordu,acımaya başlamışı hayatı. göğsünden süt yerine nikotin akıyordu dertten kederden doyuramamıştı çocugunu uzaklaştırmıştı kendinden ağlıyordu, sebebini bildiği fakat kendine bile anlatamadığı hatalarını film repliklerine yoruyordu. canı acıyordu aslında acıyan canı değil, hayatıydı. yanlış ekmişti tohumlarını ismi lazım değil botanik bahçesinde kaktüs büyüyordu en olmadık zamanda frenk tadında yüzündeki inanç misafir odasıyla, oturma odası arasında gidip geliyordu.. uzaktı lavaboya kusamıyordu. yemeklere hiç acı katmazdı, nasıl olsa ben tamamlarım derdi. çatal vurmazdı namazlıktaki geleceğine,doyamamıştı çocukluğuna sigara dışında.. şükürlerimiz olmadı karşılıklı şükredemedik birbirimizin olduğumuza.. Allahın plasentasıyla bağlanamadık en kominal duygularla sexshop sahipleri gibi anlık mutlulukları paylaşır olduk. bir baba olamamanın hançeri vardı yüreğimde zülfükar namında. Artık insanlarda mutlu olmanın yolunu buldu en ayıp kılıklarda.. en sevdiğimiz mezemizdi anlık mutluluk, yudumlarken sevgi oranı yüksek ailemizi melekler bastı mekanı en caydırıcı kılıklarda.. abla kardeş olmanın kutsallığını aldılar elimizden.. ortak bir hayat köprümüz yoktu şahdamarı kesilmiş ailemiz dışında
yorgundu, çocukluğunda da, olgunluğunda da çok güzeldi ABLAMDI... en önemlisi melekleri kıskandıracak ANNEYDİ..