Acayip şeyler oluyor gerçek hayatta üstelik…
Çünkü bazı hikâyeler vardır; bir yazar yazsa, “Biraz fazla tesadüf olmuş,” dersin. Bir insan an
Acayip şeyler oluyor, gerçek hayatta üstelik.
Bazen insan, hayatının bir yerinde sessizce oturup olup bitenlere bakıyor ve kendi kendine soruyor:“Bütün bunlar gerçekten oluyor mu?”
Çünkü bazı hikâyeler vardır; bir yazar yazsa, “Biraz fazla tesadüf olmuş,” dersin.
Bir insan anlatsa, “Yok artık,” dersin.
Ve yaşarken anlıyorsun ki hayatın kurgudan daha tuhaf bir tarafı var.
İnsan hiç beklemediği birini hayatının en derin yerine koyabiliyor. Üstelik ona bunu hiç söylemeden. Bir bakışın, bir cümlenin, bir susuşun içinde yıllarca kalabiliyor. Sonra hayat, hiç beklemediğin bir gün, o duygunun tam karşısına başka bir hikâye çıkarıyor.
Sen susuyorsun.
Çünkü bazı sevgilerin söylenmesi gerekmiyor.
Bazı insanlar hayatımıza sahip olmak için değil, içimizde bir şeyleri değiştirmek için geliyor.
Ve sonra bir gün, hiç beklemediğin bir insanın hayatında başka bir ihtimal beliriyor.
Sen ona bakıyorsun. Teselli edici cümleler kuruyorsun.
Bırakıyorsun kendi yaranı.. Kimsenin teselli etmediği kendini görmezden gelip, başkasının acısını sarıyorsun…
İçinden geçenleri kimseye söylemeden, hatta belki kendine bile tam itiraf etmeden, sadece şunu diyorsun:
“Allah herkesin gönlüne inşirah versin.”
İşte insanın kendisiyle imtihanı belki de tam burada başlıyor.
Çünkü sevdiğin insan için güzel bir şey dileyebilmek, onu kendin için istemekten daha sessiz; ama bazen çok daha ağır bir şey.
Ve sen, kendi duygunun haysiyetini korumayı seçersin. Susarsın!
Kimse bilmez.
Kaç cümleyi içinde öldürdüğünü, kaç ihtimali daha başlamadan bitirdiğini…
Oysa insanın içinde bazen koskoca bir roman yaşanır.
Sonra hayat devam eder.
Ve kimse bilmez ki biraz önce kalbinin içinde bir ömür geçmiştir.
Belki de hayatın en acayip tarafı budur.
Acayip şeyler oluyor.
Gerçek hayatta üstelik.
İlknur Akdoğan