Annem söylemişti
hani toz pembe görünen zamanlar vardır ya!işte o pembe zamanlar,siyahla beyazın uzak durduğu,gençliğin verdiği tempolu bir yaşam.Gençlik duygulşarın tam şahlandığı deli dolu anlar,dur durak bilemediğimiz,dorularla yanlışları,iyile kötüyü tam ayıramadığımız zamanlar.
Doludizgin gittiğim,sağımı solumu bile tam seçemezken körü körüne gençliğimin kuvvetine güvenerek duygularımı yağmur'un seline bıraktığım yıllar,ne hatalarımı görecek kadar bilinçli,nede bana yapılan uyarılara kulak verecek kadar duyarlı olduüum gerçmiş zaman.Öyleki acıların şimdi yüzüme bir tokat gibi vuracağını,annemin söylediklerinin hepsinin bugün çıkacağını nerden bilebeilirdimki?Annem on beş yıl sonrasını görebilen gün görmüş geçirmiş,hayatı tecrübe etmiş akıllı ve fedakar bir ana,beni koruma içgüdüsüyle o kadar sarmışki ben onu analmadan beni sarmasından sıkılıp,özgürlüğe koşmak isterken o içindeki yangının ne kadar alev alacağını,ve nerelere kadar dumanını saracağını görmüş bir kadın.
her sıkıştığımda imdadıma koşan,yaralarıma merhem olan o kadın şimdi yok.Acılarım ise dev kadar olduve o yangının ateşi ve dumanı bugünlere kadar geldi,ne acım dindi,ne annem bir daha geri geldi,annemi dinleseydim,biliyorumki yaşanası güzel günler hakettiğim için şimdi benimdi.