Arınma
Bu yazı, 29.03.2021 tarihinde günün seçkisi olarak öne çıkarılmıştır.
Düşünüp, taşınıp, bolca ateşlerde yanıp, en emin halimle geldim buralara.
Seni istemediğimi biliyorum artık.
Hayaller kurdum. Geceler tükettim.
Şarkılar mı...
Yetmedi...
Bazen kıstım seslerini, kendi sesimi sonuna kadar açtım.
Çoğu zaman perdeler çekili güneşi düşledim. Görmek bile istemediğim o güneşe kendimi hasret bıraktım.
Hahaha...
Evet zıtlıkların efendisiydim.
Ama...
Ben kendime, ah en çok kendime kızdım...
Düş'tüm, kalktım, sustum, düştüm uykulardan, kırılıp döküldüm.
Suya düşman oldum, sabuna pusu kurdum...
Işık tuttum sonunda karanlığa tutsak gözlerime, öyle bir tutuştum ki, mecburen kendi gözyaşımla barıştım.
Dündüm geleceğine vurgun, kurttum kendi elmasına kırgın. Acıktım, doyurmadı hiçbir şey ruhumdaki açlığı, sarhoş ettim zihnimi, kendi kusmuğumda rüyalarımı kokuşturdum.
Güldüm ağlarken, sevmeye çalışırken ise aslında kızgındım. Dinmedi içimdeki öfke, kendi gölgemin kanıyla duvarlara adımı yazdım.
Kahkahalarım asılı kaldı tavanda, yastığı gözlerime bastırıp,acılarımı bayılttım.
Sonunda uyandım bir gün...
-ama başka bir günmüş gibi-
Uyandım kendime ve kendimle uzun zaman sonra ilk defa gurur duydum.
Açtım perdelerimi nihayet, güneşi tenime, tenimi güneşe sundum.
Anladım, hazır olmak diye bir şey yok hayatta ve ben lanet olası her kusuru kucaklamayı kabul ettim.
Düşündüm hem de çok. Taşındım sonunda gittiğim o karanlık yerden.
Kendi küllerimle temizlediğim en emin halimle karşına geldim.
Seni istemiyorum...derken...
Anla artık ne kadar ciddiyim.