Aşk
... peki geçer mi dedi;genç kız -evet geçer -nasıl -ilk zamanlar kolaydır daha anlayamamışsındır, Yokluğu; öfkenle yada onun ihaneti ile doldurmuştur yüreğini, yaran sıcaktır yani... -ama ben acı çekiyorum -yok o acı değil çektiğin Genç kız ürkek ve gözleri her zamankinden çok daha fazla büyüyerek sordu -nasıl ya "o acı değil" de ne demek. Kendisini kimsenin anlayamayacağını biliyordu zaten, benim de anlayamayacağımı biliyordu, ona göre ben bir dinleyiciydim artık,"komşu; komşusunun eşeğini ıslık çalarak ararmış" diye bir atasözü vardır bizim oralarda işte tamda ben ıslık çalan komşusuydum ona göre... Evet, yaşadığı acıydı gerçekten, ucu bucağı belirsiz bir boşluğa bakmak başka hangi kelime ile tanımlanabilirdi ki. Ama dur bu daha başlangıç asıl acının, ona hissettiğin o yapay öfkenin yavaş yavaş yüreğinde sindirilmesi ile başlayacağını ben nasıl söyleyebilirdim ki... -söylesene ben nasıl unuturum onu -bilmem unutmak istemediği o kadar belliydi ki, bunu o kocaman gözlerinden fırlayacak gibi olan gözbebekleri hem kendisine hem de bana adeta haykırıyordu. Çaresizlik dedikleri bu olsa gerek...