Bir Şizofrenin Bin Yılı
Başını gökyüzünün derinliklerine çevirdiğinden beri, gözleri ufkun ötelerinde ve normal kabul edilen insanların normal kabul etmediği farklı bir boyutta yeniden doğmuştu. Öteki yer adını verdiği bu boyut: sonsuz bir üçgen çayır ve yeşillikle kaplı uzun sıcak ve şelalelerin sessiz huzurlu bir şekilde gölcüklere dolduğu yerdi. Orada her şey tek ve ahenk içinde bir bütündü. Aynı zamanda evrenle birliktelik içindeydi. Dağlar, ağaçlar, kuşlar, masalar, sandalyeler, çiçekler..... hepsi bu birlikteliğin uzvuydu. Tüm sesleri duyuyor, tüm sesler kendi özünden çıkıyordu. Özü seviyordu çünkü tüm varlıklar özünde iyiydi ve mükemmelliğin küçük atomlarıydı. Olaylar düzensizlik içinde düzenli bir akış içindeydi. Bu yüzden bin yıl önce mantığını şarap mahzenindeki rafa kaldırmıştı. Şarapsadığı gecelerde karşısına alıp konuşurdu en acımasız şekilde eleştirir ve geliştirirdi. Sürekli duygu depolardı, yüreğinde, tüm galaksilerin yüzdüğü bir sevda deryası vardı. Bu yüzdendedir ki çok sık aşık olurdu. Bazıları, genelde bir çoğu onu anlamazdı. Aslında anlaşılmak gibi bir kaygısı yoktu. Aslında terk edilişleri ve onu anlamayanları, aldatanları da seviyordu. Her defasında bir önceki yüce sevdasını, uğruna canını verebileceği hayırsız sevgilisini unutmak için, bir başka sevdaya daha yüce ve daha samimiyetle bağlanırdı. Ve giderek artan sevda denizinde dünya o kadar ufalmıştı ki gözle görmek imkansızlaşmıştı. Şarapsadığı bir gün mantığı ona değişmesini yani üçgen çayırını terk etmesini salık veriyor ve ona sevdasını terk etmesini söylüyordu. Duygu ise umudunu hiçbir şeyin kirletemeyeceğini ve temiz bir dünyayı tırnaklarıyla şekillendireceğini, onur denilen şeyin bu olduğunu haykırıyordu. Aslında duygu ve mantık birbirini tamamlasalar da zıtların birlikteliğinin trajikomik hikayesidir. Önemli olan huzur ve mutluluk ise, duygu tümü için ister mutluluğu, mantık ise egoistçe kendisi için. Mantığın tek mantık hatası tümü mutlu olunca ego da huzurlu olacaktır. Her zaman, her binyıl şizofren mirasını bir başka üçgen çayıra sunacak ve terk edip giderken, tüm yaşansıları gülümseyişle kucaklayacaktır geride bıraktıklarına.