Bu Yağmurlar
Çok güzel bir yolda yürümüştüm; her iki yanı çam ağaçları ile sıralı uzun bir yol... Ağaçları çok sevmişimdir, ne olursa olsun hep dimdik ayakta dururlar ve her zaman ordadırlar.
Ağaçlar, kötü havalarda daha yalın olurlar. Yalnız ama dimdik. Ağaçlar şanslı, bir beden en fazla bir yalnız taşıyabiliyor. Ama insan bazen kendi yalnızlığının üstüne başkasının yalnızlığını da ekleyebiliyor. Bazen...
Bu bazenler birikiyor ve insan büyüyor. Üşüyor, yoruluyor.
Bir de yürürken mutlu olduğun yollarda, bir meltem doğar yüreğinden. Kıpırdar gönlünün yaprakları fısıldar kulağına: "korkma". Hele bir de yağmur başlarsa. Başındaki kötü hava gözlerinde bulut olur iki damla. Sonra atarsın üstünden yorgunluğunu. Korkmazsın.
Ne güzeldir mutlu olduğunu bildiğin yollarda yürümek. Korkmadan, yorgunluk nedir bilmeden, yolun sonunu düşünmeden. Omuzlarındaki tüm yalnızlıklara rağmen kendi ayaklarının üzerinde yol almak. Herşeye ve herkese rağmen başın dimdik yolun ilerisine bakabilmek. Ve nefes aldığını hissetmek.
Tüm kalbinle büyümek.