Bütün Gelmeler Gitmek İçin

Ben suskunluğuma düşkün kaldım hep. Yanım sıra yol alırken hayatın akışı, mecburiyetlere yazgılı kaldım. Geri de kalan hayatın fihristini çıkar deseler, suskunluk ve mecburiyetler bütün kitabın tek cümlelik özeti olurdu. Araya serpilmiş duyguların rengi olmasaydı eğer! Her serpilen renge gönül verişimin özeti ise yalnızlık ve suskunluk olurdu galiba. Suskunluk hayatımın hülasası hükmünde. Gereksizliklerimde sığındığım limanım, suskunluklarımdır benim. Nice anlatımlar yüklediğim kütüphanem, aynı zamanda suskunluklarım. Sandım ki sustukça anlaşılırım, sustukça daha bir anlam kazanır duygularım. Bilmenin en büyük erdem olduğunu fark ettiğim yaşlarda artık anladım ki susmalarımda ki anlamları bir ben bilmişim birde bazen herkesten sakladığım diğer kendim.

Özlemeyi mağfiret bilmişliğim kadar susmaları pusula edişim yönümü belirledi her daim. Şimdi ise hayatın hengâmesinde susmalarımı özleyişim bahtımın telaşı. Korkum susamayacak oluşumdan ama en nihayetinde temelli bir susmaya da giriftar oluşumdan. Son bir sözü söylemeden, aklımdan hiç çıkmayan iki kelamın da içimde kalarak gidecek oluşumdan. Kitabın bir yerinde " Bütün gelmeler gitmek için değil mi? " diye okumuştum. Ne kadar doğru. Bütün gelmeler gitmek içindi. Ama bütün gitmeler gelmek için olmadı maalesef. Bugün zirvesine tırmandığım hayatın iniş istikametinde artık gitmelere de alışmışlığımla yol alır oldum. Sona yaklaşırken başlamamış olduklarım içimin ukdesi. Ve zamanla bilgimiz inancımızın önüne geçer oldu. Belki ukalalımızın temel nedeni de bu bilgi cahilliğimiz oldu.

Şimdi bilmenin verdiği erdemle son susmaya kadar susma vaktidir dedim kendime. Kader gayrete aşıktı. Ama aşkın hülasası da kaderi anlamaktan yanaydı. İşte bu dilemma ile " ne gereği var artık " diyor insan bir yerde. Ne gereği var. Nasılsa bütün gelmeler gitmek içindi işte...

Recep Deliduman 

09 Mart 2021 1-2 dakika 11 denemesi var.
Beğenenler (7)
Yorumlar (1)
  • 34 gün önce

    Bir yerden gitmek, gidenin gittiği yerden bakınca da gelmek oluyor. Anlamın erdemi en yüce kişisel olgunluklardan birisi. Bu güzel yazı için kutluyorum kaleminizi, sevgiyle.