Eski Bir Ben Kaldı Sana Senden Uzak...
Ben bende değilim bu akşam. Yollar üstüme üstüme geliyor sanki. İkiye bölünmüş gibiyim. Bir yanım aklım diyor bir yanım kalbim. Söz geçiremez oldum kendime. Aklım hükmedemiyor kalbime. Ve yine ben sönmüş pusmuş yalnızlığımı elimle çıkarıyorum gün yüzüne.
Aklım kırbaçlarken kalbimi gerçeklerle, kalbim yaralarını sarmaya çalışıyor gene her seferinde. Her gün yeni bir umutla açıyor gözlerini. Kapkara aydınlığa açtığını bile bile!
Aklım ve kalbim yine çatışıyor durmadan. Ara vermeden soluksuz nefessiz bir akşamda. Tam bitti diyorum derken itiyorlar beni gene karanlığa.
Sonra yine karmaşa alıyor sessizliğimi küçük küçük parçalarken beni yine hayat. Direnmek zor, anlamak zor, sevmek zor, sevilmemek ondan da zor! Zorların en zorunu yaşıyorum yine bu gece...
Gecenin soğuk elleri değiyor yanağıma.''Uyan uykundan kalk gerçekleri gör, karanlığı gör, her şey aydınlık değil, her şey güzel değil... Kalk uyan bu zindan karası uykudan...'' diyor. Ve soğuk elleriyle dağlıyor kalbimi bir kor gibi...
Ona yaklaştıkça yanıyorum, ondan uzaklaştıkça donuyorum. Bilinmez uykulardan çığlıklar atarak uyanıyorum. Ve yine ben bitmek bilmeyen bu uykudan kalbimi dinlercesine umutla kalkıyorum... Karanlığa koştuğumu bile bile yine ona varıyor onun ateşiyle avunuyorum.
Aklım ve kalbim... Sen ve ben gibi...
Biri severken diğerini, sevildiğini bildiğinden midir ki yaralıyor ötekisi...
Birbirine iki uzak hayat...
Yolları aşmaya çalışan bir ben var, bir de sen...
Ulaşılmaz, dokunulmaz!
Ve bir başkası var sana senden öte... Bana aklımdan bile daha fazla düşman...