Eve Dönmek
Eve dönmek özüne dönmek. Eve dönmek kendine dönmek. Eve dönmek yüreğine dönmek. Eve dönmek sezgilerine dönmek. Eve dönmek sevgiye dönmek.
Eve dönmek sözü beynimde yankılandı gün boyu, okuduğum şiirden esinle. Sahi neydi ev, nerdeydi, nasıldı? Ev'e dair düşünmek içimde tarifsiz bir hüzne dokundu. Hüzün adını koyamadığım huzurlu bir hüzün. Kavuşmak gibi eksik bir parçana, tamamlanmak biraz da. Ev kendine dair olduğun,yalnızca sen olarak var olduğun o yer, o an, o kişi değil de neydi? Teslim olmak, hem de binlerce duvarının bir hamleyle yıkılabilmesiyle. Kendin ördüğün hatta kendine ördüğün sonsuz düğümlü ağlarını bile isteye çözerek. İçinin izbe odalarına fener ve ayna olarak. Kendi karanlığında kendi karanlığınla yüzleşerek en çok da. Her bir tahtasını parçaladığın merdivenlerini ellerinle yeniden inşa ederek. Benim değil diyerek bıraktığın nice şeyin önünde eğilerek. Bıraktığın yerden geri alarak yanlış sandığın parçalarını. Küllerinde anıların yeni fotoğraflar türeterek. Canının bıçak kesiği acısına aldırmadan bırakabildiğinde onca şeyi. Bildik notalarla farklı ezgiler derlediğin o yerde. Kimi zaman görünür kimi zaman puslu o yolda. Yaşanan herşeyi geride bırakıp yürüdüğün, inatla, sonsuzca, tükendiğini sandığın anda yeniden hırsla devam ettiğin o yolda. Karşına çıkan an, anı ve insanlarda. En çok da kendi yüreğinde evin. Eve dönmek özüne dönmek. Eve dönmek kendine dönmek. Eve dönmek yüreğine dönmek. Eve dönmek sezgilerine dönmek. Eve dönmek sevgiye dönmek.