Geceleri hayal edin, gündüzleri isteyin...

Gecenin bir yarısı sizde kendinizle ilgili hayallerin gerçekleşme olasılığının yükseldiğini hissedersiniz. Sanki her an olabilecekmiş gibi yüzünüzde bir tebessüm belirir. Sebebi dışarıdan akan ya da akmayan hayata dair tüm bağlarınızı koparmışınızdır. Bu koca dünyada bir tek siz yaşıyormuş gibi kendi kendinize hayal mi gerçek mi diye aldırmadan anlatırsınız istediklerinizi. Tabi herkesin farklıdır gecenin hayal perisinden beklentisi, maddi ya da manevi olmasının bir önemi olmadan saydırırsınız bir bir isteklerinizi. Zamanla kimi gerçekleşir dileklerinizin kimi ise yarıda kalır. Ama bunun elinizde olan bir fırsat olduğunu kaçımız anlayabilmekteyiz?
O zaman bir ayrım ya da fark yaratmak gerekirse bizi hayallerimizden hayata akıtan bir zaman dilimi arasındaki anımsamalarımızdır.
Geceler hayallerimizin tasarlandığı karanlık bir oda, gündüz ise hayallerimizin ne kadarını anımsadığımız bir yol...
Fark ise isteklerimizi ne kadar aklımızda tutabildiğimizdir. Sonrada düşüncelerimizi hayatımıza yansıtmak için ne kadar eylemsel hareketlerde bulunduğumuzdur.
Mutlu ya da mutsuz insan arasında ki fark sanırım sadece gece ile gündüz arasında ki hatırlayabildiğimiz ya da hatırlayamadığımız fikirlerden ibarettir.

17 Mayıs 2010 1-2 dakika 7 denemesi var.
Beğenenler (2)
Yorumlar (1)
  • 12 yıl önce

    çok doğru yazmışsınız tebrikler gerçekten çok beğendim :)