Gün Ola Beri

Artık geriye dönüş başladı ruhumun siyatik ağrısı ve oldum olmaz herkese itiraz herşeye bir bahane herseye kulp,sanki dil cambazıyım ses profesörü sokak avcısı dil yarası...
Demişlerdi oysa eleştiri dağlarında asla kendini iğnelemeden başkasının bahçesine girme önce kendi gazellerini topla yanlışlarını kör bir sandığa kilitle gün ola beri karşına çıkan anların üstünde tepinme...
Kaç kez gittim ardımda ah aynaları görünmez ve bilinmez bir aydınlığın sihrine,hani bir günlük raf ömrü olan kelebekler ve arılar omzumun üstünde silkelenen bir katre bal için ömrünü veren o tül kanatlılar...
Gidiş yolu dikenli çelenk vurdum duymaz aylak feveran çığlık kaç odalıydı senin evin, kaça kilitli bu aklı evvel nineden kalanlar tozlu aynalar izli konsol isli lüks hayat...
Duyu döndürdüm aydınlığa çığlıktır bir göğün suratına,bilmem ayaklarım belki bu kadar çalışmaz ellerim yaz yorgunu bitik bir ülkenin gün ola beri avaresi...
Sokaklar kimden sorulur ağaçlar son reçine geçiş üstünlüğü kime ne sözlerimizden ketum izi izle bizi dibine kadar...
kuru balık iskorpit sardalya yaklaşır kıyıdan kokusuyla dokusuyla mis kokan tavasıyla
Gün ola beri