Hayat Paradokstur
İnsan, yaratılmışların en güzelidir. Ama insan bazen meleklerden daha üstün olabileceği gibi bazen de hayvanlardan bile kat be kat daha alçak ve adi olabilmektedir. İşte insan denilen bu varlık tam bir çelişkiler yumağıdır. Kiminin ömrü uzun, kimininki kısa. Ama her insan bir dünya. Bir başka alem. Duygu denilen, insanı şekilden şekle sokabilen soyut bir his vardır. Bazen en karanlık günlerde tebessüm çiçekleri açar yanaklarında, kimi zaman en güzel günlerde hüzün bulutları çöker üstüne. Bu hayat sarmalında her an bizi etkileyecek, kapsama alanına alabilecek duygular şahdamarımızın üzerinde hazır beklemekte. Hayat sarmalının her karesi aynı olmuyor maalesef. İstikrar denilen olgu pek uymuyor insan doğasına. Sabah kendini dünyanın en şanslı ve mutlu insanı olarak tarif eden duygularla uyanıp, akşam dünyanın en mutsuz insanı olarak başını yastığa koyman hiç de beklenmedik bir gelişme sayılmaz bu karmaşık hayat sarmalında. Bazen hayattan beklentilerimiz bize sırt çevirebilir, bazen hayallerimiz suya gark olabilir, bazen umut dağlarımız sert bir rüzgara boyun eğebilir. Ün olur en sevdiklerimiz dönmemek üzere bizden ebediyen ayrılabilir. Bazen dünyevi ayrılıklar, hasretler başımıza bir karalanet gibi çökebilir. Belki bu zamanlarda ölmek yaşamaktan hoş gelir. Depresyon sarmaşıkları bedenimizi olmasa da ruhumuzu içten içe sarar. Gözler bakar görmez, kulaklar iştir duymaz. Gün olur yeni bir dünya doğar, merhaba der masum gözlerle sarmallar dünyasına. Tebessümü tebessümün olur. Sana sarılır en samimi, en içten. O sendendir. Senin vazgeçilmezindir. Gün olur bir dünya paylaşmak ister seninle çelişkiler dünyasını. Seni senden çok sever. Sevilmeyi bekler. Gözleri sendedir, kalbi sende. Bir can doğar saf su misali. Ağlayarak merhaba der bulanacağını bilmeden. Belki de bulanacağından korktuğu için ağlayarak gelir. Hayat yolunun çetrefilli ve yokuşlarında yorulacağını bildiği için Ama biz seviniriz. Bir can ölür bulanık su misali. Doğduğu saflık mazidir artık. Biz üzülür ayrılık acısıyla. Ama o mutludur belki bu yamyam dünyanın zorbalıklarından feragat ettiği için. Hayat denilen soyut kavram işte budur. Ağlayana seviniriz. Sevinene üzülürüz. Dedik ya sarmallar, çelişkiler dünyası diye. Hayat hep keskin virazjlarla doludur. Bilemeyiz hiçbirimiz hangi dönemecin ardında bizi nasıl bir sürpriz beklediğini. Hayat tam bir paradokstur.