Hayatımız Üzerine Konuşma
Bu yazı, 26.01.2023 tarihinde günün seçkisi olarak öne çıkarılmıştır.
Koşuşturmacalar içinde süren hayatımızda, neden soluklanmaya ayıracak bir vaktimiz olmuyor? Dışarıya sırf bunu izlemeye çıkıp; insanların nasıl alelacele kalabalığı yararak gittiğini görüyorum. Belki kendileri de bunun farkındadır ama nihayetinde durup da düşünmeye ve kendini bundan arındırmaya vakit bulamıyordur -belki- yahut düşünmemek için bile olsa bunu yapmıyor olabilirdi. Çünkü düşünmenin yaşamın ağırlığını taşımaktan daha acı verici olduğu doğrudur; gerçek bir düşünce, gerçekten içten bir düşünce, bazen insanın hayatında yaşayacağı en büyük acı olabilir.
Asıl mesele bu koşuşturmacalar değil. Koşmak bir yere varmak için gereklidir. Ama sırf koşmak bir yere varmakta değildir. Zaten varılacak yerin insanın arzu ettiği şey de çok muhtemel değildir. Meselemiz işte budur: Neden uğrunda çaba sarf ettiğimiz şey bizim olmaz; ya da biz mi onun olmayız?
Evet, koşuyoruz ve koşmalıyız. Ulaşıyoruz ulaşacağımız yere ve soru bu: Ulaşmalı mıyız? Çünkü diyeceksiniz, neden? Çünkü ulaştığımız şey artık ulaştığımızdan arzu ettiğimiz şey olmaktan genellikle çıkıyor. Bu acaba kendimizi tanıyamamız mı? Yani istediğin şeyi bilmiyorsun ama uğrunda çabalıyorsun ve yanılgıya düşüyorsun.. Demek ki sen kendini tanımadın ki, uğrunda koşuşturduğun ve elde ettiğin şey seni tatmin etmeyip hatta bazı durumlarda mutsuz da etti. Ya da bu acaba insan oğlunun doğasında olan bir şey mi? Yani doyumsuzluğumuz mudur? Hep dahasını istemekten gelen arzularımız mı, yani nefsimiz mi? Bir fikrim daha var bu konuyla ilgili: Ya da bizler yolları severiz, uğraşmayı, o yolda ilerlemeyi, çaba sarf etmeyi, emek harcamayı; ama asla istemeyiz ulaşmayı, elde etmeyi... Sadece ama sadece o koşuşturmacayı mı severiz?
Neden insan kıymet verdiği ve uğrunda savaştığı her şeyi ve herkesi karşısına almaktan çekinmediği şeyi elde ettiğinde sanki bir yabancı gibi görür, nefret eder, ve ondan gönülden de uzaklaşır... Bir andan bakmışsın en kutsal amaç en iğrenç uğraşın, bedbahtlığına sebep olmuş. Biz kimi anlarız ki, daha kendimizi anlayamamışken...