İki Hasan Tahsin

Eski bir bahriye (denizci) yüzbaşısıdır. Selanik’te "Silah" adında bir gazete çıkarır, bu nedenle daha sonraları "Silahçı Hasan Tahsin" adıyla anılır. Katıldığı Teşkilat-ı Mahsusa tarafından kendisine Buxton Kardeşler'i izleme görevi verilir. Ancak görev bilinci düşük ve disiplini zayıf olan Silahçı Hasan Tahsin kendisine Bulgaristan’da verilen bu işi yerine getirmeyerek 1913 yılının sonunda izin almadan ve haber bile vermeden İstanbul’a döner. Teşkilat tarafından cezalandırılır, naaşı bir mezarlıkta çuval içinde bulunur.

Görev, tamamlanmak üzere bu kez Osman Nevres’e verilir. O da çok geçmeden önceki casus Hasan Tahsin'in adını ve kimliğini kullanmaya başlar ve yurtdışına çıkar. Bu görevden sonra da kendi gerçek adını kullanmayı tamamen bırakır. Yeni Hasan Tahsin 2 Teşrinievvel (Ekim) 1914 günü Romanya'nın başkenti Bükreş'te Buxton Kardeşler'e saldırı düzenler. Bu olay büyük yankı uyandırır. Sorgulamalarda konuşturulamaz ve itirafta bulunmaz. Romen polisi tarafından Buxton Kardeşler Saldırısı sonrasında tutukladığında Hasan Tahsin'in çekilen fotoğrafları günümüze kadar ulaşmıştır. Yargılama sonucunda beş (veya 10) yıl bir kalede hapis cezasına çarptırılır. Cezasının ikinci yılında, 1916’da Osmanlı müttefiki Almanya'nın Balkanlar'a ve kısa bir sürede Romanya'ya girmesi üzerine salıverilir ve İstanbul'a döner.

15 Mayıs 1919 tarihinde İzmir'e çıkartma yapan, Yunan Efzon Alayı işgal askerlerine, Kordonboyu'ndan ilk kurşunu sıkarak Türk direnişini başlatmış olur ve simgesel bir önem kazanır. Tabancasındaki tüm mermileri kullanarak ateş açar. Yunan Alayı tarafından açılan karşı ateş ve ardından kalabalığın önünde süngüleme sonucunda 31 yaşında hayata gözlerini yumar.

Ek Bilgiler:

1. İngiliz sivil toplum kuruluşu görünümü altındaki “Balkan Komitesi” adına bu örgütün üyeleri İngiliz Milletvekili Noel Buxton ve kardeşi Charles, Balkan coğrafyasını gezerek bu bölgedeki ulusların Osmanlı Devleti’ne karşı ayaklanmaları yönünde çalışmalar yapmışlardır. Özellikle Bulgaristan'da etkin bir biçimde ayrılıkçı kışkırtmalarda bulunmuşlardır.

2. Teşkîlât-ı Mahsûsa, istihbarat ve propaganda amaçlı bir topluluk ve oluşumdur. İlk başlarda İttihat ve Terakkî Cemiyeti bünyesinde gayrı resmi bir örgüt olarak kurulmuş ve Enver Paşa'ya bağlı olarak çalışmıştır. Ağustos 1914'te Harbiye Nezareti'ne bağlı resmî bir örgüte dönüştürülmüştür.

Araştırma: Deniz Karakurt

(Kaynak belirtmeden alıntı yapılamaz.)

09 Ocak 2024 2-3 dakika 77 denemesi var.
Beğenenler (2)
Yorumlar (2)
  • 53 gün önce

    Bir devrim şehidimizi daha sayenizse anmış olduk güzel paylaşım için teşekkür ederim

  • Çok bilgilendirici bir yazı olmuş Deniz bey! Allah şehadetini kabul etsin Hasan Tahsin'in. İlkokulda İzmir deyince Hasan Tahsin, Maraş deyince Sütçü İmam hafızlardan silinmeyecek hiçbir zaman. Onlar Türk Kurtuluş Savaşının direnişi başlatan sembol isimleridir. Kaleminize sağlık...👏👏👏