Kaldırım Çiçeği

İnsanlar her ne kadar farklılıklarla var olsa da hepsinin özü birdir,ait olduğumuz yer aynıdır.Birde memleketim dediğimiz,en güzel yaşanmışlıkların olduğu yuvalarımız vardır.Bu yuvalarımızdan ne kadar uzaklaşsak da biliriz ki gönül bağımız bizi hep oraya ait kılar.Hep o yuvanın özlemini duyarız.Bazen ait olmadığımız yerlerde,memleketim diyemeyeceğimiz yerlerde yaşamak zorunda kalırız.Ama nasıl bizi memleketimize bağlayan gönül bağımız varsa bizi yabancılıklara bağlayan umut bağı vardır.Amaçlarımız için yaşarız,özlemimize katlanmak zorunda kalırız.Bu umut bağı nedeniyle bilmediklerimiz öğrenir,bildiklerimizi unuturuz.Memleketimizin güzel kokusunu,insanlarını,denizini ve ormanlarını.Memleket dediğimizde aklımıza ilk gelenler bunlar olsa gerek.Lakin bazen karanlıkta barındırır içinde yaşanmışlıklarımızı.En güzel dostluklara da tanıklık edebiliyor karanlık.Kimsesizlerin diyarı olan karanlık aslında yine onlara en güzel arkadaşlığı bahşediyor.Kim demiş ki karanlıkta umut  olmaz diye?Karanlığın içindeki kaldırımların sunduğu çiçekler ne ola ki ? Onlar en güzel dersi verir biz insanlara.Kim bilir belki de kaldırımların değerli yalnızımız Necip Fazıl'a sunduğu bir hediyedir bu çiçekler.İçindeki insalığın,onu bekleyen hayellerinin seslenişidir.Karanlığın içindeki aydınlık tohumlarının kanıtıdır.Bizler de her gün geçtiğimiz sokaklardaki bu kanıtı her daim hatırlayarak,hayellerimize daha sıkı bağlanmalı kaldırım çiçeğinin içimizdeki özlemi az da olsa dindirmesine izin vermeliyiz.İşte o zaman karanlığın sunduğu hediye bize hayatımızı geri verir belki.

01 Mayıs 2021 1-2 dakika 17 denemesi var.
Beğenenler (2)
Yorumlar (2)
  • 7 gün önce

    Önce memlekete sahip bir yazı okuduğumu düşünürken ardından karanlık ve kaldırımlara bağlaman güzel olduğu kadar etkileyiciydi. Gittikçe daha iyi yazılar okuyorum. Tebrikler...

  • 7 gün önce

    Yin yang felsefesi güzel bir örnektir yazınıza. Ya da beyaz rengi daha patlatan bir damla siyah renktir gibi. Anlamlı yazınız için kutlarım kaleminizi, sevgiyle.