Kayıpların Hüzünlü Sessizliği
İnsanın kendi içinde kurduğu o yüksek surlu kale, genellikle dışarıdan gelen saldırılarla değil, bizzat içeriden verilen tavizlerle yıkılır. Modern zamanın en büyük yanılgısı, ruhumuzu bir misafirhaneye çevirip kapıdan giren her gölgeyi ev sahibi sanmamızdır. Oysa hayatımıza sızan her yabancı, ruhumuzda kalıcı bir iz bırakmaktan ziyade, beraberinde kendi eksikliklerinin gölgesini taşır. Sizi şekillendirmeye çalışan, sınırlarınızı kendi hoyratlığıyla aşındıran her ses; aslında en mahrem yerinize, o kutsal sessizliğinize saplanan birer nişandır.
Bizler sıklıkla başkalarının rızasında kendi değerimizi ararız. Kayıpların hüzünlü sessizliği, sanıldığı gibi bir boşluk değil; aksine ruhun kendi karmaşasını susturup hakikatini duymaya başladığı en ağır, en keskin andır. Bir insana veda etmek, bir yas değil; ruhunuzun üzerindeki sahte emanetleri iade edip kendi sınırlarınızı yeniden çizme eylemidir. Bazı kapılar dışarıdan değil, bizdeki onaylanma açlığıyla içeriden açık bırakılır. O kapıyı kilitleyerek dışarıda bıraktığınız; yalnızca ısrarcı sesler değil, ruhunuza biçilen o dar, nefesinizi tüketen sahte değerlerdir.
Artık o kilit sizin elinizdedir. Kayıpların hüzünlü sessizliği bir kayıp değil, bizzat inşa ettiğiniz bir özgürlük ilahisidir. Gerçek güç, anahtarı kapının arkasından alıp cebinize koyduğunuz o ilk andır. O an; odaya dolan boşluğun aslında ne kadar muazzam bir dinginlik olduğunu fark edersiniz. Sizi sıradanlaştırmaya çalışanların, sizin aydınlığınız karşısında ne kadar aciz kaldığını seyretmek, bir vedadan ziyade bir zaferdir.
Kaybettikleriniz, sadece sizin huzurunuzdan çaldıkları vakitlerdir. O kapının ardında, kendi onurunuzla kaldığınız her an; insanın kendine döndüğü, yaralarını kendi avuçlarıyla sağalttığı o gerçek ve ilk dönüşü temsil eder. Artık o kapı mühürlü. Dışarısı kendi gürültüsünde boğulmaya mahkûm bir kalabalık. Siz ise o kilitli kapının ardında, hiç kimseye ihtiyaç duymadan tam ve eksiksiz kalabilmenin o mağrur sükûnetindesiniz. Kayıplarınız; sadece o kilitli kapının eşiğinde kendi gölgelerini avuçlayanlardır. Siz ise kendi ışığınızla, sessizliğin en görkemli halindesiniz.
Gülşen Polat
