Kendimle Aramdaki En Uzun Mesafe

Bazı insanlar düşmanlarını dışarıda arar.Ben yıllarca aynanın karşısında aradım.Çünkü insanın en büyük yıkımı,başkasının ona yaptıkları değil;kendine bile isteye yaptıklarıdır.Kimse beni benim kadar yormadı.

Kimse beni benim kadar oyalamadı hayatta.Olmayacak şeylerin peşinden koştum.Gelmeyecek insanları bekledim.Değmeyecek ihtimallere umut bağladım.Sonra da yorgun düştüğümde,“Hayat çok acımasız” dedim.Hayır, hayat değil.Ben kendime acımasız davrandım.İnsan bazen gerçeği bilerek görmezden geliyor.

Çünkü yüzleşmek, alışmaktan daha zor.Yanlış yerde durduğunu biliyorsun,ama orası tanıdık geliyor.Canını acıtıyor ama alışmışsın.Acının bile bir konfor alanı oluyor zamanla.Çünkü yeni bir yola çıkmak cesaret istiyor,yalnız kalmayı göze almak istiyor,yeniden başlamak istiyor.Biz ise çoğu zaman cesur olmaktansa,yorgun olmayı seçiyoruz.

En çok neye kızıyorum biliyor musun?Beni kıranlara değil artık.Onlar zaten kendileri gibi davrandı.Ben, kırıldığımı bile bileaynı yerde kalmaya devam ettiğim için kızgınım.Gitmem gereken yerde kaldım.Susmamam gereken yerde sustum.Kendimi savunmam gereken yerde“Boş ver” dedim.Sonra içimde biriken her şey,bir gün patladı ve beni paramparça etti.İnsan bazen kendi hayatının figüranı oluyor.Başkasının hikâyesinde yan rol gibi yaşıyor.Ne kendi sahnesine çıkıyor,ne de kendi sözünü söylüyor.Sadece seyrediyor.Seyrettikçe de içten içe siliniyor.Sonra “Kimse beni görmüyor” diye yakınıyor.

Ama sen kendini sahneden çektiğinde,kim seni fark etsin?En tehlikelisi de şu:İnsan kendini değersiz hissettiren şeylere alışıyor.Birinin seni yok saymasına,yarım sevmelere,hep eksik kalmaya…Bir süre sonra tam olan şeyler bile fazla geliyor.Sana iyi davranana şüpheyle bakıyorsun,çünkü kötü muameleye göre ayarlanmış bir kalbin var artık.Bu, başkasının suçu gibi görünse deasıl kayıp senin içinde yaşanıyor.

Bazen diyorum ki,keşke beni terk eden insanlar olmasaydı.Ama sonra fark ediyorum:Asıl beni terk eden bendim.Kendi hayallerimi yarı yolda bıraktım.Kendi iç sesimi susturdum.Kendime “bir gün” diye diye yılları yedirdim.

Ve en acı tarafı,bunu yapan kimse yoktu;ben yaptım.Sonunda insan şu noktaya geliyor:Kırıldığın her yerde durmamayı öğreniyorsun.Ama bu öğrenme pahalıya mal oluyor.

Biraz umut gidiyor. Biraz inanç azalıyor.Biraz masumiyet ölüyor.Ve geriye daha temkinli,daha sessiz,daha yorgun bir versiyonun kalıyor.Eskisi gibi sevinemiyorsun,eskisi gibi bağlanamıyorsun.Çünkü çok sevinmenin de,çok bağlanmanın da bedelini ödemişsin.

En kötü son şudur belki de:Bir gün aynaya bakarsınve şunu fark edersin;hayat seni değiştirmemiştir aslında.Sen, hayata dayanabilmek içinkendi içinden vazgeçmişsindir.

11 Şubat 2026 2-3 dakika 39 denemesi var.
Yorumlar