Kısa Ama Acıklı
kardeşim doğduğu ilk gün.ne kadarda mutluyduk.daha dünyaya neden geldiğini bile bilmeyen masum bir melek.dünyanın kirinden,kötülüğünden habersiz bir melek.ti.onu ilk gördüğümde içim pır pırdı.sevinçliydi gözlerimin içi.yıllar geçti.1 yaşındaydı o masum bebek doğum günüydü o gün o gğn ilk ev son pastasını yedi. 12,02,2007 yılında saat 11.00 kardeşimin huzurlsuzluğu nedeniyle hastaneye gitti.annem ve babam eve geldiğinde ikiside ağlamış.giysi topluyorlar.orduya gidecekelr.ne olldu diyoruz yok biş iüşütmüş diyorlar.orduda şekeri 650 ile gidiyor.doktor bilinen iyiy biri.ama ilk defa öyle bir vakayla karşılaşıyor.iğne lazım ama bulunmuyor.yok her taraf arandı.iğne olmazsa ölecek.:( her yer didik didik edildikten sonra doktor sonunda iğneyi buldu ve vurdu.o anda ambuşans hazırlandı..siren sesleri gece saar 12,00 de çalmaya başladı.budeffa uzaktan dinlediğimiz siren sesleri bu defa okadar çok yakından geliyordu ki.anlamıştık sanki..birşey vardı.telefon çalıyor.ne oldu diyoruz.annenler samsuna gidiyor.ya en oldu diyoruz.kardeşin şeker hastasıymış dediği anda sanki önüümden hayatımın kısa şeriti geçiyor.başımdan kaynar suşlar iniyor sanki.tamam diyorum.ve telefonu kapatır kapatmaz hıçkırıklla bağıra bağıra ağlıyorum. işte sren sesi yine geliyor.bu defa okdar yakından dinliyorum ki.o acı ama gerçek siren sesini.samsuana varıldığında gece saat 2,00 müdahale yaılıypr vee kardeşimin şekeri biraz da olsa gözlem altına alınıyor.annemlerin yanına gidiyoruz 5 gün sonra kardeşimin canı saçlarının yarısı kesilmiş.ordan serum takılmış.elinde bin bir tane yara bandı.serum takılcak iğnenin ucu. babam ve annem sırf bizi üzmemek için zor dayanıyor.kardeşim götür ebni abla diyor. ama çare yok.o ışıl ışıl gözleri acıdan kıvranıyo.gülmüyor ağlıyor. eve dönüş vakti perhiz ve iğneler vuruluyor.bir ömür boyu vuracağı insülin.bir ömür boyu yapacağı perhizle hayatına devamö ediyor. (bu anlattıklarımın hepsi başımızdan geçmiş gerçek bir olaydır)