kısa kısa
Benim dünyam cehennem, sen yanma kara sin Senin dünyanda cennet değil, kara sin.
Az sevmeli insan, ölmeyecek kadar Çok sevip de, ölmenin anlamı yok
Ey! Yazdıklarımı sildiren merhametsiz Nasıl yaşar insan, kendinden bi habersiz
Sevgiye aşka dair ne varsa Yaşadığın gerçek Yazdıkların ihtimaldir
Gözlerini kapattığında gördüğün Ve her şeye rağmen Gelince gözlerinin önüne Tebessüm ettiğin O var ya O dur işte...
O bakmadan gördüğüm Tam bir kördüğüm...
Sevmekten değil Sevdiğini söylemekten vazgeçtiğinde Kırılıyor kanatların...
Yerini bilen insana her zaman yerim var Bilmeyen uzak dursun, yerim dar
En müsrif insan Bencileyin sevgisini israf edendir
Hak edeni herkes, hak etmeyeni sadece aptallar sever.
Küçük ölümdür susmak, ama büyük zülümdür
Gönlünde silmiş, aklından da silermiş Bre kadın Sen ne zaman öğrendin yalan söylemeyi...
Bilmedin Sevmeyi Sevilmeyi Dilerim Bilirsin Ölmeyi
Baktı olmuyor kelimeleri giydirdi şair Seviyorum diyemedi Sormasını bekledi O sormadı Soğumasını bekledi
Onun da suçu yok, sevemedi ne yapsın Sevse ne olurdu, hiç, yine ellerin malı Sevdiklerine ne oldu, yine hiç Yine dış kapının mandalı...
Sevgiliyle edilen usturuplu kavga, usturupsuz sohbettir.
Kuzunun önüne et Kurdun önüne ot koyarsan Suç senin Öldüler diye kızmaya hakkın yok...
Şimdi vuslat göçmen kuştur Üşümüş Yorulmuş Saçak altına sığınmıştır
" beni sev" demek kadar " beni sevme" demek de saçma ....
İnsanoğlu ne garip Önce sevdirir Sonra uzaklaştırır Soğutur kendinden sonra da "bak geçti sevgin yalanmış " der.
SİMSİYAH