Kışkırtıcı Yazılar-2/ Aşk'a Dair
Bu yazı, 19.12.2020 tarihinde günün seçkisi olarak öne çıkarılmıştır.
- Uzun-ince bir ayrılıktır aşk: Ötelerde duman duman. Kalın adamlara karşı.
2."Kavuşamazsın, aşk olur." demiş, Âşık Veysel.
Aşk'olsun koca Veysel!
-
Tales, "Evrenin kökeninde su var" demiş; Anaksimenes, hava; Demokritos, atom; Herakleitos, ateş...Bunlar nasıl filozof böyle? Yok hava, yok civa!
"Evrenin kökeninde aşk vardır, aşk." diyecek filozof hani? O'nu bekliyoruz o'nu, kalplerimiz ayakta. -
Aşk(lar)ın anayurdu: Uçurumlardır.
-
Bir ricâm var târihçilerden: Bırakalım mı M.Ö.'yü, M.S.'yi... A.Ö. (Aşk'tan Önce), A.S. (Aşk'tan Sonra) diyelim mi?
Vazgeçtim: Aşk, öncesiz-sonrasızdır. -
Nâzım'ın dizelerinde uğulduyor aşk:
"Bilekler kan içinde, dişler kenetli, ayaklar çıplak
Ve ipek bir halıya benzeyen toprak
Bu cehennem, bu cennet bizim." -
Bir tutam ot titremesine bile imrenir kalır, tepesinden tırnağına aşk kokanı insanın.
-
Aşktır, para-tanrıcının pusu kurduğu.
-
Işık, gözü kamaştırır; aşk gönlü.
-
Ahmet Telli'nin sözü: "Şairler, dünyaya yakışmıyor; vurulmalılar!"
Elhak doğrudur, ama eksik: Aşklar da yakışmıyor, aşklar da. -
Kanlı dünya, kinli dünya; aşksız tümden yalan dünya!
-
Yel aparır, sel götürür her şeyi.
Aşk kalır. -
Aşk ki, kitaplara sığmaz. Hoş, kitaplar da aşktan anlamaz.
-
Ey aşk! Nasıl çatladın öyle, capcanlı Can Yücel'in o canhıraş canında:
"Sen bir teneffüssün sevgilim/ Yurtbilgisi'yle Kimya arasında." -
"Mutlu aşk yoktur." demiş, Aragon.
Doğru veya yanlış. Aşk üstüne söylenmiş, felsefî bir argümandır. Üstünde durulmalı. -
Alkış, aşkı kirletir.
-
Aşk, güçlüdür ölümden. Onun bütün genleri ölümsüzlükten.
-
Aşkperest olmayalım gene de, ne farkımız kalır putperestlerden?
-
"Aşkta kaybeden, kumarda kazanır"mış! Yalan, külliyen yalan! Bu lâf, aşksız(lığ)ı meşru kılmaya yönelik kocaman bir kılıf yalnızca.
-
Aşk tutulması, ay tutulmasından daha muhteşem.
-
"Aşk imiş her ne var âlemde." (Fuzuli).
Can fedâ Fuzuli sana! Senin aşktan sesine. -
Sokrates, insana (ama, insana!) şöyle seslenir: "Kendini tanı!"
İyi ama aşkı tanımayan nasıl tanısın kendini? -
aşk:
ırmağına benzer ölümün
gizemli ve görklü ırmağına -
Ey zamâne sefilleri! ÇETleşip ÇETleşip durmayın öyle; puşt-modern çağ KİÇleri! Hay aşk belânızı versin!
-
bıktım plâstik gülüşmelerden
naylon öpüşmelerden
.26. "Elmayı ısırmadan önce, bir gülümseyin." (İbrahim Minnetoğlu).
Gülümseyin, gülümsemek aşk'a götürür sizi.
-
Aşk: dipten doruğa politik, bir o kadar erotiktir; kim demiş pornografik diye?
-
Ah aşk: Kazma kürek sesinde ve kızgın yürek örsünde.
-
Tüm tahtları tekmeleyen, yalnızca aşktır.
-
Cahit Arf'ta aşk, bir yetenektir. Dünyanın sayılı matematikçilerinden biri olmasının sırrı burda.
-
Tepkimeye girer-girmez aşk, kimyasal denklemlerin tamamı iflâs eder.
-
Bir şef olmak isterdim: "Yitik Aşklar Orkestrası"nı yönetmek için.
-
"Ağaçlar ayakta ölür."
Aşklar da. -
Gazi Yaşargil, beyin cerrahı olmaktan önce bir yürek ustasıdır. Yâni, bir aşk uzmanı.
-
Kara gecede, kara taşın üstündeki kara karıncayı gördürendir aşk.
-
Ya Rabbim! Aşk, kalp işi değil miydi?
Nasıl oluyor da peki, kalp krizinden ölüyor bunca kişi, bu kalpsizler diyarında? -
Dinli ile dinsizi, donlu ile donsuzu buluşturur elbet aşk.
-
Kafka, Milena'ya yazdığı aşk mektuplarının kimilerinde, o'na: "sümüklüböceğim benim" diye seslenirdi.
Has aşk'taki ironiye bakın hele! -
"Ak akçe, kara gün içindir."i şöyle değiştirmeli: Aşk aşkça her gün içindir.
-
İşte hazırlopçular: Ayaktopu tutkunlarını, ayaktakımı sanatçılarını kullanarak, aşk'a kumpaslar tertipliyorlar.
-
"Geldim, yalnızlığın öteki adından" (Veysel Boğatepe).
Anladım, bu şair aşk'tan gelmiştir. -
Katlarınıza, yatlarınıza, banknotlarınıza tapının! Tapının ulan ey aşksızlar! Ama bilin, kan yağıyor kıblenizden...
-
Gül'ün dilinden, kül'ün hâlinden bîhaber budalaya, aşk neylesin!
-
Emeğe düşman kişi, nerden bilsin aşk ilini!
-
Emeksize, bir de yüreksize.. aşk'ı sormayın.
-
Nâmus bekçileri var ya; onlar, aşk katillerinin tetikçisidir.
-
Zulme boyun eğ(e)mez, aşk ilmiyle donanan.
-
Kırışıksız ve bembeyaz bir kâğıdı; önce yüzünden, sonra tersinden tutun boy aynanıza. Dört açın gözünüzü, iyi bakın: aşk ordadır, orda.
-
Aşk: ruh ve ufuk aşkınlığıdır; her şeyden önce.
-
Diktacılar: azılı düşmanları hayatın. Yani şiirin, yani gün ışığının, yani aşk'ın.
-
"Gökyüzüne bakmayı, öküz gibi göz ile bakmak sananlar" (Kâtip Çelebi); aşk karşısında sürgit apışıp kalırlar.
-
söz cılız, hayat kısa
bunu erken anladım
anladım da çarpıldım
ben işte sırf bu yüzden
hep aşk'ta karar kıldım -
Yok aşk evliliğiymiş, yok mantık evliliği! Tamam, aşk çoğuncası aşar mantığı; ama esâsen ona karşı değil ki.
-
Aşk ikliminde yeşerir adam; cüdamlar bilmez.
-
Gazali'nin Basra sokaklarında duyup, çok sevdiği bir şarkıdır:
"Yüzünü her gün değiştirip değiştirip gelmelisin
Başka türlü olmak çok yakışıyor sana".
Evet, aşk devrimdir: yüzümüzü, gözümüzü-gönlümüzü, bilcümle özümüzü değiştirme devrimi. -
"Mecnun'a cihan dopdolu Leylâ görünür." (Kırımlı Rıfat Efendi).
Ne diyelim; aşk, söyletir. -
Soğumuş küle vurun acıyan yanınızı. Orda bile parlar aşk.
-
Ah Madımak! Madımak! Yaktın onca şairi! Senden beri küskün aşk...
-
HAKikat'ten AŞKikat'e sıçramak zamanıdır. El ve gönül birliğiyle. Esenliklerle...
-
Derin aşk, deli aşk, derbeder aşk! Ey anamın doğurganlığı, babamın garibanlığı ve kavgamın alınlığı! Para-pul, unvan-makam, mal-mülk ve şan-şöhret; hepsini haram kıldım kendime. Ömrüm helâlin olsun, senin gürlek sesine...
(*): Çıkın, Şubat 2001, Sayı 11