Letter Of Mektup Of Anlamsız Of Baştapılan'a (I)
Yazılanlar benim düşlerimi bir fiil her an beceren düşünceler olup hiçbir yer, kişi, kurum ve toprakla ilgisi olmadığı İstanbul on sekizinci atmaca noteri Gül Dönerci tarafından Ilıca şılap Acun stüdyolarında tespit edilmiştir.
Gün kaşınırken geceye, ay usulca sallayarak alırken yerini göğün en güzel yerinde, yıldızlar yayılırken karanlık hiç bir nokta kalmayacak şekilde ve bulutlar şekerci amcadan aşırırken en kırmızı elma şekerlerini ben her zaman ki keskin ve hedefe kilitlenmiş gözlerimle sitede darağacına asılan tüm yazıları okuyorum başdanışman adayı sitelerden sorumlu danışman olarak Yiğit Nem'den kalan kısımlarını her uzvumla yaladığım sayın baştapılanım.
Sizin yıllar önce ben daha mübarek kadir gecesinde doğmamışken bana verdiğiniz talimatların doğrultusunun eksenine düşürdüğünüz zaman içerisinde bazı sitelerde kasıtlı olarak ve de kendime de kızarak aleyhinizde şiirler ve denemeler yazıyorum ki sizin kıymetinizi değerlendirmekten aciz bizden olmayanları tespit edip gün geçtikçe palazlanarak aziz ülkemin tüm kaynaklarında söz sahibi olan kıymetli emniyet birimimizin çok değerli ve her türlü legal olmayan işlerine meyilli polis teşkilatına ve sizin saffınızda olmaktan duydukları onurlarını ve size zincirle bağlılıklarını her vakit göstermeye can havlayan savcılara ve onları hiçbir zaman kırmayarak teklif ettikleri mükâfatları anında onaylayarak silsileyi tamamlayan çok değerli hâkimlerine açık ve kapalı kimlik bilgilerini hemen uçurayım.
Bu faaliyeti yaparken gördüm ki siz ne kadar da haklıymışsınız bu soldan muhalefet olmaz dediğiniz vakit. Yazılarıma gelen yorumları bir okusaydınız baştapılanım! Sanki hemen devrime gidiyorlar. Bence ise devrilmeye gidiyorlar. Akşam olunca bir meyhanede içiyorlar saatlerce nerelerine içtiklerini de tam anlamadım o kadar da bu eğlencelerine katılmama rağmen. Yabancı sözcük kullanıyorlar; kardeşlik diyorlar, emekçi diyorlar, kardeşlik, hakça bölüşüm diyorlar, özgürlük diyorlar, sosyal devlet, vatandaş diyorlar, barış diyorlar ve bir bakıyorsunuz tartışmaya başlıyorlar ardından da kavga ediyorlar. Öyle olunca da sabah kalkamıyorlar güneşin doğumundan önce uyanamıyorlar.
Nerede sizin yaptığınız toplantılardaki sizin sayenizde yaratılan tek ses, tek lider, tek özgürlük, nerede bunların devrim diyerek birbirini devirinceye kadar içmeleri. Zaten tarihin süzgecinden bazı olayları süzmeden geçirdiğimiz takdirde, adı Devrim olan arabanın bile adından dolayı gidemediğini tüm insanlık tarihi adına yandaş medyanın sahiplenmesi ile yandaşlarımızın tamamı tarafından hemen öğrenilip arabanın palalar tarafından doğranması amacıyla Mehter takımından sonra Pala takımı da kurulmuştur.
AVM solcusu bunlar sayın baştapılanım AVM solcusu. Yeri geldiğinde Adidas marka ayakkabı giyen, Kingburger'de hamburger yiyen, Starbuck'da kahve içen, Divan Oteli'nde Koç Holding'e kölelik yapan, paralasını Citibank'ın ortak olduğu Garanti Bankası'na yatıran, felsefi anlamda solculuktan uzaklaştıkları için Cumhuriyet gazetesini kavramaktan uzak olup vicdanlarını rahatlatmak için Sözcü gazetesi okuyan ve akşam yemeklerinde Doluca şarabı içen ve tüm bunları yaptıktan sonra da her yer Taksim, her yer direniş diyerek nereye hizmet ettiklerini bilemeyen bence ve de eminim sizce de ne olduğu belirsiz AVM solcusu. Ah baştapılanım! Görseniz hallerini TOMO'ların önünde, sulandıkça filizlenip oy atıyorlar size.
Hayret ederek sevindiğim husus ise Yiğit Nem'den kalan kısımlarını her uzuvlumla yaladığım sayın baştapılanım; yazdıklarımın kalkınan ülkemin kalkınan yerlerine çomak sokanları tespit etmek olduğunu bilmeyen yandaşlarımızın size ne kadar taptığını görmek oldu. Onlar nasıl da sizi can siper hane savundular ki inanın Türk solunun yüreğinde en çok yer edinen Bülent Ecevit bile bu kadar savunulmamıştır.
Bu arada baştapılanım, sizin icra ettiğiniz mitingleriniz safları o kadar sıklaştırdı ki korkarım bazen bazı uzuvlarımızda hareketlenmeler olabileceği gibi, bu hareketlenmeler bazı fiziksel ve ruhsal ihtiyaçlarımızı da karşılayabilir.
Bu arada Yiğit Nem'den kalan kısımlarını her uzvumla yaladığım sayın baştapılanım; şu ilköğretimde getirdiğiniz dört uygulamasını artık büyükler için de getirseniz diyorum. Yazdığım (+16) şiirlere gelen tepkilenimlerden anladığım kadarıyla bir an önce dört eş kanununu çıkarmanız ulusumuzun bilinçaltında saklanan var oluşun temel içgüdü'lerini ortaya sere serpe dökecektir. Yazdıklarımızla ve yaptıklarınızla ikiye bölünen toplumun bu konuda nasıl birleştiklerinizi keşke görebilseydiniz. Eminim spordan sorumlu ilgili baktırdığınız ile dönmeden sorumlu ilgili baktırdığınız bu konuda toplumu hazırlamak için ağlamaktan sorumlu baktırdığınızın mor çatısı altında gerekli çalışmaları yapacaklardır.
Yiğit Nem'den kalan kısımlarını her uzvumla yaladığım sayın baştapılanım; zamanında bizden olduğu çok belirgin olan ancak sizin on yılı aşkın süredir yaptıklarınız sonucu şu anda ilerici konumda olan Anayasal olarak baştapılana bağlı Başbaktıran Haşim Kalkan'ın da sanırım değiştirilme vakti geldi. Sizin dışarıda açlık, geçinme sorunu yaşamaması için başta Silivri olmak üzere muhalif cezaevlerinde tutturduğunuz ve beyin fırtınası yaptırarak ürettikleri çözümleri memleketin kalkınmasında kullandığınız çok değerli bilinen adamları en az on yıl boyunca sağma ile ilgili meclisi bil haberdar ederek çıkardığınız kanunu; son zamanlarda hiç kullanmadığımızdan dolayı adını hatırlamadığım anayasa mı yoksa ana yasak mı kitabına uygun olmadığını düşünerek iptal etmiştir.
Sizin mukaddes dudaklarının girintilerinde olgunlaşıp üst dudağınızın üzerinde kadayıfın kızarmamış altı gibi gözüken bıyıklarınızın beri bölgelerinde harmanlanıp sözcüklere dökülen yüreğinizden gelen halkı kaldıracak olan fikirlerinizin sonucu oluşan yasaları nasıl iptal etme cüretinde bulunabilir?
Sizin dönmelerden sorumlu başbakılanın O'nun için dönme demesi doğru sanırım sayın baştapılanım. Sonuçta en iyi dönmeyi başka bir dönme bilir.
Satırlarımı burada noktalarken; başdanışman adayı sitelerden sorumlu danışman olarak Yiğit Nem'den kalan kısımlarını her uzuvlumla yaladığım sayın baştapılanım:
Hürmetlerim ayak tırnaklarınızdan başlayıp Emine'm Hanım'ın saç tellerine kadar sürmekte olup size sadakatimin bir göstergesi olarak aşağıdaki dizeleri size, ailenize ve tüm yandaşlarınıza sunuyorum.
rüyalarımda dolaşırsınız sayın baştapılanım camiler gözlerinizde uyanır ezan seslerinde boğaz birleşir sağ kolunuzun ileri hareketiyle insanların kucaklarında kömürler makarnalar oy oy diye düşer sandığa onurlar teker birer hemen ayağa kalkar turuncuya boyarım ülkemin yarısını maviliklerden kalan
14 temmuz 2013 01:33 _izmir çaysız_şekersiz ve bademsiz