Mavi Düşlerim

Mavi Düşlerim

Basamağa oturmuş çocukluğumun gelmesini bekliyordum. Paspas gibi silkeliyordum her sabah, üstüme yapışan tozları ve akşam usulca asıyordum ruhumu, merdiven parmaklıklarına...Yorgun ruhumu eve almak gelmiyordu içimden, bazı akşamlarda. Ruhumu askıya alıyordum ve kapıda bekletiyordum, çocuksu düşlerimi...Eve toz kondurmamak, sanırım böyle bir şeydi ya da bende böyle vücut buluyordu, ruh temizliği denilen şey...

Ruhum, merdiven parmaklıklarında dinlene dursun, ben çocukluğumu konuşturayım. İşte şu basamaklarda oturmuş, göğü seyreden çocuk! Acıkınca, ekmeğine gül reçeli süren, peşi peşine bütün domatesleri, gömen çocuk. Basamaklardan düşüp yara bere içinde, yine basamaklara oturan, elleri yanaklarında, hayaller kuran çocuğu, dillendireyim. Tek katlı mavi badanalı evin önünde...

Elinde ibriği, dedesine abdest suyu dökmek için sıraya giren bir çocukluk. Mutluluğu ve huzuru bir çınar gibi gördüğü dedesinin ve babasının gözlerinde arayan ve bulduğunda kimseye göstermemek için saklayan, o minik yürek. Ağaçlara tırmanamadığı için morali bozulan, ama çabayı elden bırakmayan, dünya konuğu. Umudu; ekmeğe, camdaki sarı altın otu çiçeğine, yerdeki çakıl taşları serisine bağlayan, düş yumağı çocukluk. "Koleksiyonlaşmış ne varsa, içinde çoğalttığı; yer sofrasında yemek yemek gibi, ailesi neşelenince, neşelenmek, usulca büyüklerin konuşmalarını dinlemek gibi, ekmeğe sarar gibi hani, şiir gibi, yaşamanın bir şiir olduğunu bilmeden..." Bir ailede, bacası tüten bir evde yaşamanın kıymetini, çok küçükken keşfeden, o çocuk işte...Taş basamakları her gün tekrar sayıp, eksilen ya da artan bir şeyler olmuş mu diyerek, hayata sımsıkı sarılan, mavi boyalı evin, ortancası..

Kiremit çatılardan akan suyla, toprağa karışan, içindeki gök kurumadan, hayallerini bulutlara havalandıran, bütün çocuklar adına! Pamuk şekerli, halka tatlılı, ip atlamalı, körebe oynamalı, saklambaç ve misket, top ve taş...Bir çocuk için bütün bunlar ne demek, iyi bilirim. Oyuncak yerine, kırık cam, paslı teneke, tahta, taş, hepsi doğayla arkadaş ne varsa, bir çöp gibi yüreğimde biriktirmeyi, yine de bütün kırıklıklarımı sevmeyi, çocukluktan olsa gerek, çok iyi bilirim...

Ruhunu, her sabah beyaz kapılardan geçirip, akşamleyin karanlıkta oturmayı, beyaz basamaktan yıldızları saymayı, içinde, karanlığı örerken bile, mavi badanalı evin duvarına dalıp hayaller kurmayı, öğreten çocuk! Gazoz kapaklarını toplayıp, avuç avuç havaya fırlattığında hissettiğin mutluluğa eş, yeni doğan güneş ve çevrendeki oyun arkadaşların! Görmek için, yüreğinden siyahları elemek vakti, gelmiş demek ki... Duvardaki kalburun inmek vakti şimdi! Ele ki; ruhunun dişlilerine takılan taşlar dökülsün yeryüzüne ve toprağa karışsın! Asıl olması gereken yerde, maviye dönüşmeyi beklesin, içinde çürüyen bütün şeyler, "şey" olarak kalmayı hak eden ne varsa...Yeşil hortum, içindeki bahçeyi sulaman için seni bekliyor. Mavi boyalı evin önündeki, bir çift sandalye de yine...Birine sen otur, diğerine, kimi ya da kimleri oturtturacağına, sadece sen karar ver! Seni bekliyor, çarkı paslanmış hayat! Unuttuysan hatırla! Üzüldüysen, ağla çocuk! Kapıdaki masaya dök, içinde ne varsa. Dök ki, siyahı beyazı ayırsın, cesurca koşan atların çıkardığı duman...

- Anne! Akşama yemekte ne var ? Diye soran çocuk! Yemekte güveç var, bilesin. Tıpkı hayat gibi, karmakarışık, türlü türlü...Bir şükürdür yaşamak, sakın ha sakın, beğenmemezlik etmeyesin! Böyle buyurdu, içimdeki çocuk! #mavidüşlerim

Not : Senay Almalı Fidan hanımın, "mavi badanalı maket evi" üzerinden kurgulanmıştır.

10 Nisan 2021 3-4 dakika 178 denemesi var.
Beğenenler (8)
Yorumlar (3)
  • 27 gün önce

    Tebrik ederim Şule Hanım. Güzel geçsin gününüz. 🍀

  • 27 gün önce

    Ne de güzeldi o çocuklukta yaşananlar, sorumluluk yoktu büyüklerinki gibi, yediğimiz önümüzde yemediğimiz ardımızda güzel arkadaşlar ile oyunlarda geçen zaman, kimi de küçücük şeylerden büyük mutluluklar çıkartma beceresi aslında... Hiç unutur mu insan o yaşadıklarını, o güzelim dostlukları, neneleri, dedeleri... Bahar geldi mi her yere gelirdi, asında ve o çocuk yüreklerle ne düşler kurulur, ne hayallerin peşinden koşulurdu.... Kutluyorum yürekten Şulecan...

  • 27 gün önce

    Kutlarım Sevgili Şule, kalemine yüreğine sevgiyle her daim