Mevsimler
Gül kokan bahçelerin kıyısından geçenlerin içlerini doldurdukları mis kokunun yanında, gözleri vasıtasıyla ruhlarına gönderdikleri bir damla can suyu olacak bu güzellik gibi, hayatımızın bazı anlarını alıp kolayca hafızamızın emrine vereceğimizi bilmek lazım. Bir an vardır ki, bizi alır götürür, kırların papatya dolu en güzel yerine bırakır. Orada uzun zaman kalınmaz belki ama geçirdiğimiz vaktin kıymetini anlamak bile meşakkat dolu insan yaşamında soluk alınacak dinlenmeleri getirecektir bize. Dilin aldığı tat düzeyinde lezzete kavuşmak mümkün olabiliyorsa, hayatın tadını alacak ve lezzetin farkında olacak olan da gönlümüzüdür. Gönlün lezzetini verecek de sevgidir. Mevsim mevsim seveceksin hayatı. İlkbaharı karşılarken, karların erimesiyle coşmuş ırmaklar gibi yüreğin çağlayacak hızlı hızlı akacak mecrasında. Bazen de taşacak yatağından, yolundan çıkacak. Yeni yolların götürdüğü yerleri de göreceksin, su gibi aziz olabilme hevesiyle dolacaksın. Yaz geldiğinde yavaşlayacak hayatın ritmi, sıcacık bir kuşak bağlanacak beline tutacak seni bırakmayacak gibi olacak. Tatil havasında, sahillerin hafif rüzgârıyla serinlemenin tadına varacaksın. Güneşin tepende başını yakması yerine, teninin her milimine dokunan bir başka tenin etkisi gibi, güneş ısıtacak seni, sevda yükleyecek biraz da gönlüne. Bir sahil kasabası gibi olacaksın yazın tadını alan. Kalabalıklar arasında bir an kaybolacak bir an görüneceksin. Yazı yaşarken kısa aşklar gibi tadı kalacak damağında tebessüm yüklü. Sonbahar gibi olacaksın. Sonbahar biraz hüzünlü geçer belki ama yaşamın bir rengi de hüzündür. Hüzün olmasaydı o muhteşem şarkılar nasıl bestelenirdi. Efkârın içine dalmadan geçen bir ömür düşünülmemeli. Bir ağacın yapraklarını aşağılara terk etmesi gibi geride bıraktıklarınla da var olacak insan. Sararmış, kurumuş duygularınla da var olduğunu fark ederek yaşayacaksın bu dönemini de. İçinde yine yeşereceğini bildiğin umutlarınla beraber yürüyüşüne devam edeceksin. Ne zaman istersen sonbaharın gelecek, istediğinde yaz başlayacak nasılsa. Çünkü sıraya koyulmayacak mevsimler. Her mevsim bir anda sırayı bozarak arzularına amade gelecek karşına. Kar bembeyaz bir örtü ile kapladığı gibi yeryüzünü, bembeyaz bir sayfa gibi açılacak önünde kış mevsimi. Her kar tanesi başka bir desen, başka bir doku indirir dünyaya. Benzemez hiç biri diğerine. Sen de yağacaksın yaşama her bir parçan muhteşem güzelliklere kaynak olacak. Soğuk bir günde alev alev bir sobanın yaydığı sıcaklığın verdiği tadı alacaksın hayatın kendisinden. Dantel dantel dokumaya başladığında her anını, ortaya çıkaracağın güzellikle övüneceksin. Sonra beyazlığın içinden çıkan o nefis kardelen çiçeği gibi, umut dolu yaşamından bir ışık fışkırtacak, çevrendekileri de aydınlıklara boğacaksın. Ayın aydınlık yüzü olmanın heyecanıyla dolup dolup taşacaksın. Sevdireceksin kışları da cümle âleme. Bahar, kış, sonbahar hangi sırada gelmesi isteniyorsa gelecek, senin emrinde olduğundan itiraz yok. Ama asıl güzel olan bunları yapabilmenin mümkün olması değil mi? Mevsimlerinizi seçme özgürlüğünüzü önemseyin.