Muallimsin Sen

Sen; sırtı yere değmeyen Koca Yusuf’sun Kırkpınar’ın er meydanında

Sen; Aslı’ya varmak için külüngüyle değil, yüreğiyle dağları delen Ferhat’sın

Sen; aydan arı sureti Nil’in kenarında unutulan, Züleyha’nın Yusuf’usun

Sen; yarınlara gönül dolusu selam gönderen, ıssız dağ köylerinin kardelenisin

Sen; sekiz asır evvel yola çıkıp katıksız en saf sevgiyi bayraklaştıran Yunus Emre’sin

Sen; kör karanlıkları boğan, seherlerde üstümüze doğan fecrin aydınlığısın

Sen; İbrahim’in keskin bıçağına boynunu uzatan tevekkül abidesi İsmail’sin

Sen; Nemrut’un kor ateşinde gül misali açan İbrahim’sin

Sen; ses bayrağımızı gönül gönderine çeken Karamanlı Mehmet Bey’sin

Sen; bembeyaz köpükleri ruhumuzun sessiz kıyılarına vuran yorgun Tuna’sın

Sen; başa kakmadan, bilgiyi başlara taç, gönüllere ilaç eyleyen öğretmensin

Sen; Osmanlı’nın Mehmet’ini İstanbul’un Fatih’i yapan Akşemdeddin’sin

Sen; Asya’nın bozkırlarına hikmetleriyle nurlar saçan Hoca Ahmet Yesevî’sin

Sen; kalplerinizin ana damarı, aydınlık yarınlarımızın kutlu mimarısın

Sen; yorgunluk nedir bilmeyen, etrafını aydınlattıkça eriyen bir sabır mumusun

Sen; çağlara meydan okuyan gücünü bileğinden değil, yüreğinden alan yiğitsin

Sen; hatıralarımızı gönül heybesinde saklayan ıssız dağ köylerinin dalgalanan bayrağısın

Sen; suyun göklerden köklere yürüdüğü ilkbaharlarda yeşeren ilk yapraksın

Sen; Anadolu’muzun uçsuz bucaksız ovalarında bir ekene bin veren bereketli topraksın

Sen; namlusundan gül atan, öldürmeyen, yaşatan bilgi silahısın

Sen; cehaletin buz tutmuş ayazlarında, geceleri içimizi ısıtan sevgi yorganısın

Sen; yücelerden gelen “ikra” buyruğuna boynu kıldan ince olansın

Sen; serhat boylarında eli tetikte nöbet tutan kahraman bir askersin

Sen; hayatın dik yokuşlarında tıkanıp kalanlara oksijensin, nefessin

Sen; hammaddesi asalet olan tunçtan daha kuvvetli karakter heykelisin

Sen; çöllerdeki her bir kum tanesinde Leyla’yı gören Mecnun’sun

Sen; Şems-i Tebrizî’ye yol arkadaşı olan sözlerin kutbu Mevlâna’sın

Sen; sazının telinde ezgiyi, gönül dilinde aşkı taşıyan Karacaoğlan’sın

Sen; Malazgirt Ovası’nda kükreyen, Anadolu kapılarını Türklere açan Alparaslan’sın

Sen; koca bir imparatorluğun enkazında yeni Türkiye’yi inşa eden Atatürk’sün

Sen ufkun ötesinden doğan, karanlıkları boğan bir güneşsin

Sen; buz tutmuş zemherilerde içimizi ısıtan ateşsin

12 Temmuz 2026 2-3 dakika 38 denemesi var.
Yorumlar