Mutlu Düşler Figüranı

Sersemliğim üzerimde. Hayatın bir düşten ibaret olduğunu düşünürseniz, bu düşle sahip olacağımız en güzel duygu mutluluktur. Korku yok, ecel terlerinin hiçbir tesiri yok ve sadece mutlusunuz. Ağaçlar, yapraklar, buğulu gökyüzü, insanlar, sahte bir grilikten ibaret olan yeryüzü, hepsi daha anlamlı gelecektir sizlere. Aklınız bir karış havada olmanın verdiği saflıkla herşeyi hoş görecektir. Hiçbir şey moralinizi bozamayacak, her şey toz pembe kıvamında yerleşecektir gözlerinize. Böylece aldatılan da, aldatan da siz olacaksınızdır kendinizi.

Sorun şu ki mutlu olmak çok güzel olmasının yanı sıra, çok da yanar dönerlidir ki insan mutluyken kendine zararı dokunan hiçbir şeyin acısını hissetmez. Olanları sakin karşılar, her şey acımasızlığın hazin yüküyle başlayıp biter. Bu aşamada sağlam kalamayan tek insan mutlu olan insandır. Bilmez kayıplarını o insan ve çevresine neşe yaymaya, mutluluk depolamaya devam eder.

Elbette ki asıl suç, bir düşün içerisinde sadece bize verilen rolleri oynamamızdır. Ufak bir figüranızdır sadece. Hayattaki başrolü kapmak asil insanların hakkıdır. Mutluluğun verdiği sahte bir yaşam da o insanlara verilmiştir.

Ama ne var ki mutluluğun o kutsal mertebesi beni de heyecanlandırmıyor değil. İster sahte olsun, isterse hakiki, mutluluk mutlu olmaktır işte. Belki de çok az insana nasip olan gerçek bir düştür. Her şeyin bana hoş göründüğü, insanları sevdiğim, her insana tahammül edebildiğim; bütün güzel duygularımın herkese taşıyabildiğim, sevebildiğim, aşık olabildiğim, gözlerimdeki ışıkla yönümü bulabildiğim tek yer mutluluğun yanı başıdır. Bu yüzden mutluluk hakkında sahte bir duygu derken bir hata yaptım. Hiçbir şeyi düşünmeden, mutsuz insanların mutlu olanlara karşı duyduğu kıskançlık değil de, gıpta etme duygusuna kapıldım sanırım. Bu aşamada yine mutluluk bana en hoş görünen duygu, şu düşün içerisinde yorgun düşen ruhumu yineleyen tek gerçekliktir. Böylece mutlu insan olmak bir ayrıcalık olmalıdır. Mutlu bir düşün en hakiki figüranı olmak da yine o insanın hayattaki en mühim mertebesidir.

Ve şimdi ağaçlar daha yeşil, yeryüzünün griliği daha gerçek, gökyüzü beyaz, kara bulutlar çok uzaklarda.. İnsanlar merhametli, olgun (artık her insana dayanabilirim), evler daha naif, gölgeler sadece siyahlıktan ibaret değil, gözler ışıl ışıl, sahiller olağan sıcaklığında, ne buz var yeryüzünde ne de mutsuzluğun soğukluğu... Sokaklar daha sakin, düşünceler daha yalın; birbirine kavuşan eller sevinçli, dostluklar en yüksek hakikiliğinde, akıllar alabileceği en yüksek anlamı taşıyor, her şey tekdüzeliğinden ırak, her şey yeni, her şey daha kıvamlı..

Kısacası hayat mutlu düşlerle kurulu olmalı. Böyesi daha gerçek geliyor bana...

Filiz Karaca

Yorumlar
  • Henüz yorum yazılmamış