Neden

Gerçekten böyle olmak zorunda mıydı?

Bazen bu koskoca dünyada, bunca imkânın arasında insanın neden az ile yetinmeyi bilmediğini sormak istiyorum. Neden bu haksızlıklar? Neden bu acı? Neden bunca kötülük var ve neden çoğu zaman her şey kötülerin yanına kâr kalıyor?

Evet, savaş her zaman vardı. Bunu yalnızca tek bir açıdan ele alamayız. İçsel savaşlar, ideolojik çarpışmalar ve fikir ayrılıkları her zaman vardı ve muhtemelen her zaman olacak. Ancak hiçbirisi, masumların öldürüldüğü, çocukların katledildiği, insanların nesiller boyu yaşadıkları yurtlarının gözlerinin önünde yok oluşunu izlemek zorunda kaldığı ve kimsenin elinden bir şey gelmediği için buna seyirci kalındığı durumlar kadar çaresiz, üzücü ve acı verici olamaz.

Belki biz hiçbir zaman böyle bir çaresizliği yaşamayız; umarım yaşamayız. Ama biz görmüyoruz diye bunlar yaşanmıyormuş gibi davranamayız. Bizim şu anda şikâyet ettiğimiz hayatın hayaliyle mutlu olan milyonlarca insan var. Sıcak bir yatakta uyumak, tüm sevdikleriyle birlikte güzel bir kahvaltı yapmak, okula gitmek, arkadaşlarıyla vakit geçirmek… En basitinden yaşamak bile çoğu insan için ulaşılması çok zor bir hayal.

Bu gerçekten acı veriyor. Hepimiz farklı ülkelerde yaşıyor olsak da, farklı tenlere, farklı dinlere ve farklı dillere sahip olsak da aynı dünyayı paylaşıyoruz. Ne zaman böyle yozlaştık bilmiyorum. Eğlenmek için bulunan barutu bile bir şekilde silaha çevirebilen bir varlığız. Aslında çok da şaşırmamak gerekiyor belki de.

Oysa hepimiz biriz. Bizden olmayanlarla da varız. Herkes bir olsa, senin benim başkasından ne farkımız olabilirdi ki? Ama bu farklılığı kabullenip hayatımıza devam etmeyi tercih etmek yerine, güçlü olduğunu düşünen herkes güçsüz olanları eziyor. Bir sürü insan yetim kaldı, bir sürü insan hayatını kaybetti. Bunların hiçbirinin bir telafisi yok.

Yıkılan binalar onarılır, ülkeler baştan kurulur, evet. Ama hiçbir güç, hiçbir imkân kaybolan insanları geri getiremez. Barışı savunanların bu dünyaya en çok zarar verenler olması ne kadar ironik, değil mi?

Evet, hepimiz dünya için ya da yaşadığımız ülke için en iyisini isteriz. Ama bunun gerçekleşmesini hepimiz farklı yollarla isteriz. “Bence” diyerek değil, doğru olanı tercih edip hareket etmemiz gerekir. Sadece bir kesimi değil, o düşünceyi kapsayan herkesi düşünmeliyiz.

Bu dünya çok acımasız. Evet, belki de her zaman böyle kalacak. “Dünya barışı” denilen şey belki de hiçbir zaman gerçekleşmeyecek. Belki de bizler bunu göremeyeceğiz. Ama bildiğim bir şey varsa, o da şu: Bu devran dönse bile artık bazı şeyler için gerçekten çok geç olabilir.

14 Mart 2026 2-3 dakika 24 denemesi var.
Beğenenler (1)
Yorumlar