Popülerizmin Sevgi Satışı

Bir baktınız mı etrafınıza? Her şey seçenek haline dönmüş. Popüler kültür size sadece bir kaç seçenek sunup seçmeniz için az zaman tanıyor. Özgürlüğün prangası ah şu zayıf yanımız, nasıl da yönlendirildiğini anlamadan gülüp eğleniyor suni sevgiler üreten şu dünyada. 

Gel gelelim sadede, dost kelimesini satalı çok oldu zaten ancak artık daha yakından kaybediyoruz insanlığımızı. Bu durumda bile Popüler kültür bize bir avuntu veriyor tabi ki, ben merkezli evlerimizde ben merkezli sevgililer koyuyor önümüze, kapımızı çalan yok zaten (pandemi öncesi için diyorum) telefonumuz desen boş boşuna ötüyor, yerimiz yok bir insana, zaten aynı evin içinde bile durulmuyor bir süre sonra. 

Sevgi derisinden yapılmış kin cüzdanlarımızı açıyoruz hemen bir insanla yan yana geldiğimizde, doğaya uyumunu kaybeden insan insana da uyumunu kaybediyor işte görünen o. Senden nefret ediyorum cümlesi artık ayıp değil onu söyleyemiyorsan da şunu senden daha çok seviyorum tavrını sergileyebiliyorsun. 

Bir kedi besledin diye insan oldum sanıyorsun bunlar boş cümleler efendim, insan olmak için şart yok bak kendim diyorum bende bir cümle hakkım olduğunu düşünüyorum ee sonuçta bende insanım ya!

İçinden katran akan sevgi pıtırcığı kalplerimiz var artık hani acı yarıştıracağız ya!

Neymiş insana acımıyorum onun dili var ben hayvan seviyorum hem de çok seviyorum ölüyorum bitiyorum lafı ne kadar kin kokuyor fark ettiniz mi?

Bakın şu dünyaya bir dönün bakın kaldırın kafanızı!

Binlerce insan ölüyor nefes almak için savaşa savaşa yalnız başına. Bir bakın kırılıyoruz ailemizden yanımızdan sağımızdan solumuzdan bir bakın lütfen aynaya yanınızda hayal edebileceğiniz kaç kişi var! Artık uyanın bizim bize de ihtiyacımız var, hiç mi özlemediniz okul sıralarında yemeğinizi paylaştığınız küçük dostunuzu, hiç mi özlemediniz kalabalık huzuru, komşunuz elif teyzeyi, bakkal rıfatın samimiyetini, fırıncı sadinin güler yüzünü.

Hiç özlemediniz efendim özleseydiniz bunlar olmazdı. Mesela ben bir mahallede büyüdüm, can yoldaşım volkanla tam 8 sene aynı sırada, onun annesi elif teyzenin elinden onlarca ekmek yiyerek, bütün mahalleyi bir köpekle adım adım yürüyerek tasma takmadan cinsine bakmadan fotoğrafını çekmeden hatta ki hatta isim bile vermeden severek hayvanları.

Aslında çok şey var diyecek bu konuda ama popüler kültür bize bişey satıyor fark edin ama bedeli çok fazla inanın, cins hayvan sevgisi satıyor bize karşılıksız sevgi veren oyuncak bebekler gibi gösteriyor hayvanları, bak ahali insanla uğraşacağına bunu al karşılıksız tamamen sana bağlı sevgi al işte tepe tepe kullan bununla övün başkalarını da bununla kıyasla diyor.

E kardeşim sen zaten hayvan sevmedin mi mahallende, hiç mi sokak kopeğini sokmadın bahçene hiç mi önüne yemek koymadın bir kedinin şimdi neden popüler kültürün aslında ikisi de senin olan şeyden birini seçmeni istemesine izin veriyorsun, ki bir şeyi düzelteyim efendim o kopekler, kediler sizi karşılıksız sevmiyor ona sevgi beslediğiniz için seviyor ona zarar vermediğiniz için seviyor, tıpkı insanlar gibi!

Hayvanı sev, doğayı koru, insanca yaşa

25 Nisan 2021 3-4 dakika 7 denemesi var.
Beğenenler (7)
Yorumlar (3)
  • 10 gün önce

    Popüler kültürün dayatmaları sadece hayvan haklarını kapsasa iyi ya daha bir çok alan var. Zaman zaman kendime sorarım eskiden daha mı mutluyduk ne diye... Tebrik ederim Samet Bey. 🍀

  • 10 gün önce

    "Hayvanı sev, doğayı koru, insanca yaşa" 👏 Ne güzel bir dilek ve bir insanın olmazsa olmazı olması gereken cümle. Kutlarım Samet Bey, sevgiyle.

  • 10 gün önce

    Eski zaman, çok da eski değil aslında belki bir otuz kırk sene önce iki katlı üç katlı evlerde tek kanallı televizyonlarımızla o kadar mutluyduk ki yazları çıkar saklambaç oynardı çocuklar, bisiklete binerdi, kızlı erkekli duvarların üstünde oturur sohbet ederdi. Ne zaman ki televizyonlar ve bilgisayarlar işi abarttıkça abarttı insanlar arasında ki sevgi bağları da kopma noktasına geldi, sevgi saygı şimdi hak getire, sadece çıkar ilişkileri hakim dünyada şu an da büyük çoğunluk için bu böyle... Otuz kırk katlı apartmanlarda insanlar bir katında ki komşuyu tanıyor sene de bir de apartman toplantısında selamlaşıyor hal hatır soruyor. Psikolojik ve sosyolojik olarak insan ve toplum bitme noktasında artık. Yazık ettik gerçekten insan ve topluma, toplumsal duyarlılığa ... Düzelir mi bundan sonra? Çok zor umut bitti mi gerisi fasafiso... Hayvanlarla haşır neşir olup insanı unutanlarında mutlaka geçmişten gelen bir takım sıkıntıları olduğu aşikar. Mahalle kültürü, mahalle adabı yok oluyor insan ile birlikte... Paranın yenmeyen bir şey olduğunu bakalım ne zaman anlayacak insanoğlu? Kutlarım Samet Kardeşimizi içtenlikle...