Profil Resmindeki Delikanlıya
18 yaşında yetimliğin ve karşılıksız bir hayalin gölgesinde hakikati arayan bir delikanlıya; 37 yaşından, nasip olmuş mutlu bir yuvanın ve geçmişe duyulan minnetin pencereli cevabıdır.
"Var bile yoktu sen olmasan" diye başlayan o denemenin mısralarında, 2009 yılının o ham ama içten arayışında debelenip duran delikanlı...
Sana bugün 37 yaşımın kıyısından, hayatın binbir eleğinden geçmiş bir akılla bakıyorum. Yetimliğin o ağır yükünü sırtlayıp, okul sıralarındayken gönlüne düşen o aşka Şems’le, diyalektik ile, "level atlamak" dediğin o çocuksu ama derin felsefeyle tutunmaya çalışışını çok iyi hatırlıyorum.
Hani bir sevdan vardı, "Gözün kör olması iyidir, görecek güzellik O’ndandır" diyordun ya... Meğer sen onun kendisine değil, kendi zihnindeki hayale sevdalanmışsın. Aşk, insanın kendi içine kurduğu tatlı bir uykuymuş meğer. Ama asla aklında "Karşılıklı olsa güzel olurdu" deme; olsa zaten Rabbim seninleydi, nasip eder olurdu. Bak, o uykudan uyanışın seni ne güzel bir hakikate uyandırdı. İyi ki olmadı, iyi ki kader seni o yoldan ayırdı... Çünkü ileride seni bekleyen; hayal değil hakikat olan mutlu bir yuva, her şeyiyle "iyi ki" dediğin eşin ve o yuvayı taçlandıran, biri babanın adından ikram ve keremle nasiplenmiş, diğeri ebrarın güzelliğiyle bezenmiş evlatların vardı.
Şimdi geriye dönüp baktığımda sana imrenerek "Seni seviyorum delikanlı," demek geçiyor içimden. "Sen benden daha büyüksün."
Gerçekten öyleydin. Yetimliğinin o fırtınalı yıllarında, yokluğun ve kırgınlıkların ortasında gösterdiğin o direnci, o zorlukları göğüsleyişini düşündükçe şaşırmadan edemiyorum. Bugünkü aklımla ben, belki de senin o yaşta katlandıklarına katlanamazdım. O günlerde "Diyalektikten çıkar inşallah elimize bir sentez" demiştin ya; işte o sentez sensin, senin bugünkü halindir.
Zaman geçti... Yaşadığın hatalar, düştüğün kalktığın o yollar seni eğitip dönüştürdü. O tezcanlı, arayış içindeki delikanlı gitti; yerine daha durgun, daha uyumlu ve ne istediğini bilen bir adam geldi. Bazen "Şimdiki aklım o zaman olsa..." diye ah çeksem de, biliyorum ki o hatalar olmasa bugün öğrendiklerimin hiçbiri olmayacaktı. Keşke daha da çok hata yapsaydın da daha çok şey öğrenseydik...
Seni çok yordum delikanlı. Hayatın yükünü senin o gencecik omuzlarına fazla bindirdim, seni dertten derde sürükledim.
Hakkını helal et.
Sen o gün bilmeden yaşadın, yaşayarak öğrendin; ben ise bugün senin ektiğin o tohumların gölgesinde huzurla nefes alıyorum.
Aşka, hayata ve O’ndan gelen her bir zerreye selam olsun...