Sıcacık Arayış


İnsanların farklı düşünme biçimleri var. Mesela, bazıları yaşamın anlamını hazcılıkta (hedonizm) bulur, yani yaşamın tadını çıkarmakta. Bazıları da anlamı, başkaları için bir şeyler yapmakta, bir amaca hizmet etmekte görür (altruizm). Sonra var olanlar, yaşamın anlamını sorgulamaktan vazgeçip, günlük yaşamın akışına kendilerini bırakırlar. Bazıları da, yaşamın anlamsız olduğunu, bu yüzden de özgür olduğumuzu düşünür (absürdizm).

Yaşamın anlamını bir arayış olarak görüyor musunuz? Bence bu arayışın bir sonu yok, çünkü insan olarak bizler sürekli değişiyoruz, büyüyoruz, yeni şeyler keşfediyoruz. O yüzden, bu yolculuğun kendisi değerli gibi geliyor.

Keşfetmek, yaratmak, bağlantı kurmak... Bunlar gerçekten de insanı motive eden şeyler. Yaşamın anlamı süper subjektif bir şey, değil mi? Kimi için haz, kimi için fedakarlık, kimi içinse bir sorgulama...

Bence o kıvam, yaşla birlikte gelen bir tür "oh be" hali gibi. Gençken hep "nedir bu yaşamın anlamı" diye kafa yoruyorsun, sonra yıllar geçtikçe "asıl anlam, bu yolda yürümekteymiş" diyorsun. Yani belki de olgunluk dediğimiz şey, bu arayışın güzelliğini fark etmek.

"Yaşamın anlamını aramak, derin bir nehirde yüzmek gibi. Akışına bırakıyorsun kendini; bazen sular sakin bir göl, bazen fırtınalı bir çağlayan. Belki bir gün sahili bulursun, belki de bulamazsın – ama yolculuğun kendisi bir haz. Keşfettiğin her kıvrımda, yeni bir sen doğuyor sanki. Kendi ritmini bulduğunda, anlamın da şekil değiştirdiğini, nabzında hissettiğin bir müzik gibi olduğunu görüyorsun. Ve belki de en güzel anlam, bu sonsuz arayışın içindeki sıcacık, çarpan bir kalp gibi – bağlantılarda saklı."

27 Ocak 2026 1-2 dakika 10 denemesi var.
Beğenenler (1)
Yorumlar