Su'ya Sevdalalanlar İçin
bende hakikaten bir su sevgisi var öyle şiirlere yazılara süs olsun diye eklemiyorum mesela iş yerimde masamda bardakla vazo arası bir camın içi ağzından 2 parmak aşağısına kadar su dolu ve içinde tek bir bambu dalı.
ve yanıma kim gelse bana bakar masaya, suya ve muhtemelen içinde olduğu kabın bardağa benzemesi insanlara susadığı hissini veriyor gelen bir bardak su istiyor. ve biz küçük su üzerine bir muhabbet ediyoruz her zaman.
o su benim dünyam oluyor ben o zavallı bambu. kökünü o sudan çıkaramayan, bir suyun içinde filizlenip duran fazlaca büyüyemeyen uzayamayan o küçük kavanozunda başka hiç bişeyi hiç kimsesi olmayan sudan başka bu yüzden suya bir başka bağlanan bir başka sevdalanan...
benim başucumda hep bir bardak su durur
suda bambu,
ben nereye gitsme su beni bulur
su sevdadır can su berraktır şeffaftır güzel ne zaman güzeldir,
içi dışı bir olduğu zaman su benim güzelim işte. ah birde moleküllerini görebilsem.
ve ne zaman eğilip baksan suya
sen seni görürsün
su ne zaman gülzedir sana benzediği zaman
su hep bana benzemiştir
ben hep suya
biz aynı yataktan alırız kaynağımızı
aynı sabaha selam eyler
beraber akarız zaman tünelinin içinde
kimse bizi bilmediği zaman biz bizi biliriz
su ve ben
iki can
ben suyu bir başka severim
azizdir mubarektir gözümde
öper başıma koyarım ellerini her akşamın son nefesinde
ve henüz rengini giyinirken seherde
var mı su gibi bir nimet dokunsan huzur dinlesen huzur izlesen huzur bir deniz bir şelale
küçük bir göl çocukken annenin leğene doldurduğu su
içinde küçük kayık
içinde büyük umut
yağmurda su birikintilerinde oynamak
ve ıslanmışlık
ya yağmur suyun afillisi coşarak çağlayarak indiği zaman
altında gezmenin sırılsıklam ıslanmanın tadı nerede bulunur
Deniz can; su hayattır ve ben bütün ümitlerini suya döken bir kadınım ve tüm hayallerinin üstüne eremediğinde bir bardak soğuk su içen bir kadın
hasılı ille de su
mutlaka su yaşam bir damla su olsa gerek azizim ve benim canım o bir damla da...
Algın