Tek Tipleşen İnsan
Bu yazı, 05.01.2021 tarihinde günün seçkisi olarak öne çıkarılmıştır.
Kendimizi geliştirmek istiyorsak yapmamız gereken en önemli şey şüphe duymaktır.Örneğin Antik Yunandaki felsefe anlayışı bunu doğrulamaktadır.İnsan kendisiyle daima "bir savaş halinde" olmalıdır. Sürekli doğrularını ileri bir boyuta taşımalıdır. Nietzsche diyor ki"maymun insana göre ne ise, insan da "üst - insana" göre öyledir
Yani insan aşılması gereken bir varlıktır. Evet bu yol yorucu ve zor bir süreç. Ama biz yersiz çiğnenen bir bitkiyi düşünecek kadar duyarlı olmalıyız.Kendimizle olan bu mücadele son nefesimize kadar devam etmelidir.
Aristo’nun "Politika" adlı kitabını okuduğumda şöyle bir sözle karşılaşmıştım :"İnsan siyasal(politik) bir hayvandır." Hayvanlarda da bilinç vardır ama insanın gelişim süreci ile elde ettiği bilinç hayvanlara göre çok üsttedir. Bizi diğer canlılardan ayıran insanın kurgu yeteneğinin gelişimiyle elde ettiği bu "bilinci" yaşamın daha adil, güzel bir şekilde oluşması yönünde kullanmak zorundayız.
Karl Marx’ a göre insanın düşünsel yönde edilgenleşip tek tipleşmesinde" yabancılaşma" etkilidir. Yabancılaşma ise, bizzat kapitalist pazarın ve kapitalist toplumsal sistemin yarattığı yabancılaşmadır. Bunun sonucu olarak insan kendi doğasına yabancılaşır. Böylece insan kendine, kendi emeğine, ilişkilerine, dünyaya ve yaşama yabancılaşır. Yani insan üretimin bir metası haline gelir. Bireyin toplumsal, kültürel ve doğal çevresine olan uyumunun azalması. özellikle çevresi üzerindeki denetiminin azalması ve bu denetim ve uyum azalmasının, giderek, bireyin yalnızlığına ve çaresizliğine yol açması.
Sigmund Freud "merhabaUygarlığın hoşnutsuzluğu kitabında" şunu diyor : Sanayi devrimiyle artan kitlesel üretim insanlara sınırsız tüketim kaygısı taşıyan bir alışkanlık getirdi. Özellikle çağımızda, çok uluslu şirketlerin artması, medya, reklam, sosyal medyanın ulaştığı bu güç insanı kendisini geliştirme yönünde pasifleştirmiştir.
Sonuç olarak; yaratılmak istenen tek-tip insan modelini yıkmanın yolu;çağımızın ekonomik,siyasi ve toplumsal koşullarını iyi analiz etmek ve daha sonra bu bilinç ile bu sürecin karşısında mücadele etmektir.Aksi takdirde günümüz uygarlığında bireyde özlem duyduğumuz yaratıcılık,keşif ve sorgulama mekanizması bir ütopya haline gelmiş olur .