Yalnızlık ve Saçmalık
Aslına bakarsan yazmak istemiyorum. Bahsetmek artık yoruyor beni. Hep aynı şeyleri yazmak mantıklı mı yani? Kahrolası yalnızlığımı anlatıp durmaktan yoruldum artık. Yaşamak için hangi halatı tutmam gerektiğini ve uğraşı vermem gerektiğini bilmiyorum. Ama yazmak istemediğimi ama nedense bunu bazen bayağı bir ara vermeme rağmen hep yapıyor olmama kızıyorum. Benim niçin hiç yaşam kaynağım yok?.. Yahu ben yemeği bile severek yiyemiyorum; bu bile bende yok.. Artık yaşamak bana cidden azap veriyor. Kime inanacağımı da bilmiyorum. Yorgunum ve artık dinlenmek istiyorum; ve bu dinlenmeyi nasıl sağlayacağımı bilmiyorum. Lanet olası biriyim, lanet olmuş biriyim. İnsan bu hayatta ne bulurda gülüp eğlenip yaşar! Keşke ben de öyle olabilsem. Ben her şeyin aptalca olduğunu ve insanın aklıyla alay ettiğinden yanayım. Her şey bir avuç saçmalık.
Bazen tutkulu bir yalnızlık yaşıyorum ve bazen de tutkuyla birilerine ihtiyaç duyuyorum ama genelde boş bir yalnızlığa tutukluk yapıyorum.
16.03.2018
Bana hayattan bahsediyorlar. Yani yaşamdan, yaşamaktan... Ama onlar bahsettikleri bu dünyadan çok ötedeler, bilmiyorlar.
Ne tuhaftır; insan kendisinde olmayan şeyleri hep başkalarına vermeye çalışır; halbuki asıl verebilecekleri şeyler üzerine çokça cimrilik ederler.
Bana yaşamdan bahsetmeyin; ben sizden bile daha iyi anlıyorum bu hayatı. Asıl sorun nasıl normal kabul edeceğimde ve kendimi bunun içinde nasıl adapte edeceğimde..
Ben anlaşılmak ve sevilmek istediğimi bilerek, bunun eksikliğiyle, hemde bunca ipsiz insanların arasında, hayata sıcak ve canı gönülden bağlı olarak yaşayabilmemde... tabi bir hayal, bir saçmalık bu...
Reddediyorum. Evet ben, içinde yaşamak olmayan hayatı, kökten reddediyorum; ve ölmeyi diliyor; on bin kez ölmeyi, yüzbin kez daha ölmeyi ve ölene kadar ölmeyi diliyor ve diliyeceğim...
23.03.2018