Yazgım Yanılgılarda
...
Yazgım yanılgılarda... Bu yüzden yazdığım hata.Tesadüf yaşıyorum tutunmadan yürüyemiyorum hatta.Sadece ismi olan insanlar tanıdım cismine ulaşamadağım.Rüyalarıma girdi kimi ben ağlarken odama izin almadan girenler gibi.Sıradan bir rahatsız edilme değildi.Biraz içime dokundu üzdü biraz beni.Oysa benim tek özendiğimdi eski bir çaydanlıkta çiçek yetiştirme hevesi.Haklısın sen evet haklısın.Dünya sırtlamak zorunda bizi.Biz birbirimizin hammalığını yapmayalım ozaman yükleyelim dünyanın sırtına kendimizi.Karşılılı iki mısra halimin özeti,biri 5 harfli diğeri intihara meyilli.Biri geceydi diğeri beyaz giyimli.Dayanıyor kapıma her gece biri.O tenha çarşılarda gezerken siyah mermer yalnızlığı sürüklüyor kıyıdan kıyıya.Sırf unutmak için belki umutlanmamak için gözü kapalı tek şeye inanarak ilerliyorum.Sadece hiçliğime..Üstü kapalı konuşuyorum ama ima etmeden.Sen korkma ya da alınma seni barındıran bir tek harfim kalmadı yanımda.Ortaya konuşup koşacağım uykularıma.Düşe kalka gideceğim uyursam düşe kalka düş göreceğim.Sesini duyma isteğimi durdurabiliyorum.Karşılığında bir sigara yakıyorum.Evet her nefeste ölüyorum ama ben ona ödül diyorum.Hergün dökülüyorum şehrin caddelerine.Ne var aradığım sokaklarda?Aradıklarım hep bulamadıklarımda.İzsiz işaretsiz kayboldum taştan bir köprüde.Trabzanların arasında sarkıtıyorum ellerimi nehri karalama isteğiyle.Hadi gidelim desem gelmezsin biliyorum.Sende bir parçasısının çünkü mavinin.Nasıl bir kanat bırakayım sana?Yanılmadan gökyüzünde alabildiğine uç diye.Topu topu ölecek kadar varım işte ancak o kadar varlığa sahibim.Çünkü hiçbir bekleyiş sonunda bekleneni ısmarlamıyor.Elde avuçta kocaman bir hiç kalıyor.Ben kendimden vazgeçersem beni yeniden sevebilirmiydim?Sözde sevdiğin gibi beni söz söylemeden senin gibi kendime tekrar dönebilirmiydim?Yoldan geçenlerin konakladığı yer değildir ömrüm.Bastığım yerlede acı var.Topla üzgün yüzümü yerlerden.Kovdum aşkı ve defnettim senden başkalarını.Anlatmasam kendimi aynaya bilmeyecektim.İtiraflarımda boğuldum.Gözümün önünde vuruldum.Aynadaki kurşun göğsüme saplandı.İçimde öldüm korkusu...Ellerim düştü yavaşça yere.İlaçta fayda etmez ya şu kanayan yarama.Ben kendimle harbe girerken sen kimin kimliğinde hayat buluyorsun şimdi.Başka bir adla tanımadığım bir odada...Dur diyemiyorum şimdi sana bütün durlarımı geçmişte söylemeyerek harcadımda.Baş ucumda duran bir yarım gün.Yardım bekleyen iki kanat kırılmıştı daha dün.Cevapsızlığına bağlarken merhametsizliğini sen aldırma benim aldırışıma.Kim bilir belki bir umut senide anlayan biri çıkabilir.Giderken donan zaman ve geleceğin güne ayarlı bir saat elimde duran.Dualarımdın ve şimdi dualarımda kaldı yarın.Kaybolduğumda oluyor kutsal kelimelerin altında.Sesli sessiz benzeşir oldu kaderimiz siyah beyaz tablomla.Bazen beni anlayabiliyorum.İnce ince dokuduğum herşeyi yıkabileceğimi anlıyorum.Sıkıştım bir kış vakti yapbozların arasına.Bir parça bir parça daha..Her bir yanı uyumsuz birbiriyle.Tıpkı aklımdakiler gibi.Konuşsan akşama kadar dinlerim seni.Dindiririm rüzgarı,durdurabilirimde yağmuru.Olmaz ama konuşmazsın.Asillik zannedersin sus kesilmeyi.Sen en iyisi kapa gözlerini.Uykuna özendir beni uyurum belki çünkü senden sonra uyku en özlediğim şeydi.. Şimdi ölülerin dinlenme vakti... Güle güle git ama gülerek bile olsa gelme geri...