Yazmasam Ölecektim
A
Anonim
2 dk okuma
Bu yazı, 06.03.2024 tarihinde günün seçkisi olarak öne çıkarılmıştır.
Kelimeler neden insanları bu kadar etkiler bilmem. Oysa davranışlar kelimelerden daha kesin ve daha doğru tanımlamalar yapar. Benim elimde ise kelimelerden başka birşey yok. Sıradan bir hayat yaşayan, sıradan korkuları ve sıkıntıları olan bir "fani"yim. Belirsiz bir ben olma halim boşlukta bir kaybolup bir görünerek varolduğuma inandırmaya çalışıyor beni. Yinede inkar etmemeliyim: "Yazmasam Ölecektim!".
Sıkıntı insana çok şey yaptırır. Kimilerini kumara başlatır, kimileri yoktan yere sevdaya düşer, kimi geçmişle avunur. Benimse sessizliğin gürültüsünden sığındığım yer yazı. Aslında bir varolma biçimi olmasını isterdim. Ne yazıkki o kadar yetenekli değilim. Ben insanların yüreklerinden medet uman bir dilenci gibi her seferinde kederli yazılara karıştığımda yeniden canlanıp boy atan bir sarmaşık gibi pencerenin önünde kıvrılıyorum. Bundan fazla bir şey olmayıda beklemiyorum açıkçası artık.
Sanırım öldüğümde kendine hasret gitti yazacaklar başucuma. Öyle kendinden uzak kendime doğru adımlar atmaya çalışıyorum yazarken. Zamanım azaldı, aklım eskisi gibi iyi çalışmıyor artık. Ama umrumda değil. Ömrümün çoğunu istemediğim eğitimleri alarak, istemediğim işleri yaparak ve sevmediğim insanları sevmeye çalışarak geçirdim. Yazı yazarkense sadece kendime aitim, kendi istediğim gibi sesleniyorum kendime. Bu sessiz gürültüde kendi senfonimi yaratırken duymak istediğim notalar ve hissetmek istediğim duygular kadar sizin tanıklığınıza da ihtiyacım var. Üçüncü bir gözün hissettiklerime şahit olması varoluşumu ispatlayabilir. Kısa bir süre! Belki de uzun... Yazmasam ölecektim. Yazdım. Gene öldüm. Daha güzel öldüm. Yani hayat yaşamaya değer.
A
Anonim