Yıldızların Altında Başladı

Yıldızların Altında Başladı

Yıldızların altındaydı her şeyin ilk fısıltısı.

Gökyüzü, sanki binlerce gözünü açmış, dünyayı izliyordu.
Rüzgâr hafifçe tenime dokunuyor, gece sessizliğini yarıp geçen o derin huzuru taşıyordu.
O an anladım ki bazı başlangıçlar kelimesizdir;
ne bir “merhaba” ister, ne de bir “hoşça kal.”
Sadece olur.
Ve olurken de insanın ruhunun en derin yerine kök salar.

Yıldızların altında zaman farklı akardı.
Dakikalar, kalbin ritmine uyan bir şarkıya dönüşür,
gözlerin başka hiçbir şeyi görmek istemezdi.
İnsanı hem ürküten hem de içine çeken bir büyü vardı orada.
Belki de bu yüzden bazı anılar ne kadar zaman geçerse geçsin tazeliğini korur;
çünkü onlar gökyüzünün hafızasına yazılır.

O gece fark ettim;
insan bazen kalabalığın içinde bile yalnız kalabilir,
ama yıldızların altında yalnızlık bile güzeldir.
Çünkü gökyüzü kimseyi yargılamaz,
kimin ne yaşadığını, kalbinde ne taşıdığını sorgulamaz.
Sadece dinler.
İnsana bu hayatta en çok da dinleyen gerekir;
yargılamadan, acele etmeden, karşılık beklemeden…

Yıldızların altındaki o sessizlik bana çok şey öğretti.
Meğer hayat, sustuğumuz yerlerde şekillenirmiş.
Biz konuşurken değil, durup düşündüğümüzde büyürmüş içimizde.
O yüzden bazen susmak bir kaçış değil;
kendinle baş başa kalmanın en dürüst hâlidir.

Ve insan şunu anlamalı:
Hayat, sürekli bir şeyleri elde etme telaşıyla yaşanmaz.
Bazen durup izlemek gerekir; gökyüzünü, insanları, rüzgârı…
O duruş, bize nereye gittiğimizi hatırlatır.
Çünkü koşarken çoğu zaman neden yola çıktığımızı unuturuz.
Yıldızların altındaki o gece bana, yavaşlamanın kaybettirmediğini, aksine kazandırdığını gösterdi.

Biliyorum, bazı hikâyeler yarım kalır,
bazı insanlar yarıda gider,
bazı sözler söylenmeden yutulur.
Ama yıldızların altında başlayan hiçbir şey tam olarak bitmez.
Gökyüzünde bir yerlerde hâlâ o ışık yanar;
biz başka hayatlara savrulsak da o an orada, öylece kalır.
Zamanın elleri silmeye çalışsa da gökyüzü unutmaz.

Ve belki de bu yüzden, ne olursa olsun, insan hatırlamaktan vazgeçmemeli.
Hatırlamak, yaraları kanatmaz; aksine iyileştirir.
Çünkü geçmişi unutan, gelecekte hangi yola sapacağını da bilemez.
Yıldızlar bana hep şunu söyledi:
“Kaybolduğunu hissettiğinde, başını kaldır ve bak.
Biz buradayız. Yolunu bulman için ışık tutacağız.”

Belki de en doğru söz şudur:
Yıldızların altında başlayan bir hikâye,
insanın içinde ömür boyu sürecek bir yolculuğa dönüşür.

Ve unutma…
Hayatın en güzel yanları, acele etmediğinde sana yaklaşır.
Her şeyin zamanında açan bir çiçek gibi, her duygunun da kendi vakti vardır.
Yıldızların altındaki o an, sana sabrı, beklemeyi ve bakmayı öğretir.
Çünkü bazen en büyük mucizeler, gökyüzüne baktığın bir gecede,
hiç beklemediğin anda, sessizce gelir.

11 Ağustos 2025 2-3 dakika 13 denemesi var.
Beğenenler (2)
Yorumlar