Yine Yeni Yeniden
Yine yeni yeniden!
Yine bir kış gecesi... Karanlık gökyüzünde parlarken dolunay, yine bir yıldız parlıyor gözüne. Akşamdan kalma sabahın ışığına idam bir yıldız... Elinde kuruttuğu çiçeklerden bir demet şairin... En çok da papatyalar... En çok da onlar özel. Annesinden hatıra. Bir pencere önünde cam bir vazo içinde. İtina ile koyuyor köşesine duvar dibine. Ne zaman bir papatya görse aklında garip annesi. Dilinde suskunluğun sesi, gözünde buğusu yılların. Yakınken uzak olmak, uzakken yakınında bilmek tek tesellisi. Şunu da biliyor ki şair, ne zaman gelse papatya kurusu köşesine selametle anısı var geçen ömrün. Kokusu var hasretinin. İzi var yüreğindeki sevdasının. Ömrü ömrüne feda... Canı cananına... Ne çok susmuştu annesinin gözlerinde... Ne çok yaş birikmişti annesinin gözünde... Ve ne de güzeldi annesinin dizlerinin dibinde rüyaya dalmak... Aynı yastıkta uyuya kalmak...