Zamanın Acele Etmediği Günler

Bu yazı, acele etmeyi bıraktığım bir dönemin notlarından oluşuyor.

Son zamanlarda günler daha yavaş ilerliyor.
Saatler yerli yerinde ama acele etmiyorlar.
İnsan bir yere yetişmeye çalışmayınca, zaman da ona yüklenmiyor.

Bir şeylerin hemen olması gerekmediğini anladım.
Bazı kararlar sessizlikte netleşiyor,
bazı cevaplar sorulmadan da geliyor.

Acele edilen şeylerin çoğu eksik kalıyor.
Zaman verilmeden büyüyen hiçbir şey uzun süre sağlam durmuyor.
Belki de bazı günler, sadece beklemek için vardır.

Çünkü en nihayetinde iyi olan da kötü olan da insanı bir şekilde buluyor.
Acele etmek, bazen dünyanın acımasız taraflarını daha sert gösteriyor.
Akışına bırakınca ise, istenen şeylerin daha sağlam temeller üzerinde oluşabildiğini fark ediyorum.

Her şey mümkünken, hisler ve istekler değerini kaybetmemişken
bir an önce olsun istemek, uzun vadede başka eksiklikler yaratabiliyor.

Hayat, güzel şeylerin olacağını bize tesadüflerle,
ufak işaretlerle ve minik gizli mesajlarla zaten söylüyor.
Sırf o an istiyoruz diye zorlanan her şeyin sonu, çoğu zaman hüsran oluyor.

Yanındaki insanlar, sen onların orada olmasını istediğin sürece kalıyor.
Hislerini kaybetmek istemediğin sürece, o heves de içinde var olmaya devam ediyor.
Yeter ki insan, kendini sabote etmeden yoluna devam edebilsin.

Hayat her zaman güneşli günler sunmuyor.
Bazen yağmur yağıyor, bazen fırtına kopuyor.
Belki de bu yüzden güneşli günlerin kıymeti daha iyi anlaşılıyor.

Zamanın acele etmediği günleri seviyorum.
Çünkü o günlerde olan şeyler,
gerçekten olması gerektiği için oluyor.

02 Şubat 2026 1-2 dakika 22 denemesi var.
Beğenenler (1)
Yorumlar