Zamanın Değeri

Zaman, insanın elinden kayıp giden en sessiz hazinedir. Ne sesi vardır ne kokusu; ama etkisi her şeyden büyüktür. Bir günün sabahında uyanırız, akşamında geçmişe dönüşürüz. Oysa zaman, ne geçmişe döner ne geleceği getirir. Hep şimdiyle meşguldür.

İnsan, çoğu zaman zamanın farkında olmadan yaşar. Bekler, erteler, “sonra yaparım” der. Ama o “sonra” hiçbir zaman bugünkü kadar taze, bugünkü kadar dolu değildir. Zaman, bekleyenleri değil, yaşayanları ödüllendirir.

Bir çocuğun gülüşü, bir dostla edilen kahkaha, bir kitapta kaybolan saatler… bunlar zamanın en kıymetli anlarıdır. Çünkü zaman, sadece geçmekle kalmaz; iz bırakır. Ve o izler, kim olduğumuzu şekillendirir.

Zamanı harcamak kolaydır; ama onu anlamak cesaret ister. Çünkü zamanla yüzleşmek, kendimizle yüzleşmektir. Ne kadarını boşa harcadık? Ne kadarını gerçekten yaşadık? Bu sorular, saatlerin tik taklarından daha gürültülüdür.

Sonuç olarak, zaman bir ölçü değil, bir anlamdır. Onu saatlerle değil, anlarla ölçmeliyiz. Çünkü zamanın değeri, onunla ne yaptığımızda gizlidir.

29 Nisan 2026 1-2 dakika 2 denemesi var.
Yorumlar