101. Aşk Sonesi
-----------------------
Zerafetinin o sarp yamaçlarına
tırmandıkça gözlerim,
mavi bir intihara kalkışır başdönmelerim.
Soluksuzluğum;
sudan henüz çıkmış balık kımıltısında
ve diz çökmüş çarpıntım
çırılçıplak teslimiyetiyle esir...
(-Yüzüme çizdiğim korkuyu
aynalardan başka kim silebilir?
Aynalar ki bilir,
bedenimdeki kusurlar bir bir
ancak tenini giydirirsen örtünebilir-)
-----------------------
Sen gülünce;
gülüşünden komut bekleyen
elleri tetikte dudakların kurşuna dizer
mahkum yüreğimi.
Gırtlağımı sıktığın saçlarınla
ölüme bir nefes daha adım...
Ve de adım adım
gözlerinin karanlığına gömüldüm.
------------------------
Ey; asasına Musa olamayan
efsunlu çaresizlik!
İkide bir sönüp duran gözümün feri!
Kulaklarımda çınlayan nefes!
Şimdi ben;
kendimi hangi masalda
kimin kerevetine çıkarken göreyim?
Semaya açtığım kanlı ellerimi
kir pas yüzüme amin diye nasıl süreyim.
*pablo nerudanın 100 aşk sonesi adlı eserine
ilaveten ve de ithafen...