6 Ağustos 1945
Bir gün savaş çığlıklarıyla uyanacağız.
Top, tüfek olmayacak,
Üstümüzden bağıra bağıra sivri burunlu
Bomba yüklü uçaklarda geçmeyecek.
Gözlerimize görünmez bir füzenin ışığı yansıyacak
Tenimize, keskin bir sıcaklık temas edecek.
SON GÜN
O an, kül olan başımızı tutmaya çalışacak,
Zaten kül olan ellerimiz.
Bir-bir eriyip gidecek,
Dökülen kemiklerimiz.
Küllerimiz,bir postalın çelikten markasını örtecek,
Hiç kimse gözyaşı bile dökmeden,
Yandım Allah diyemeden,
Ana, avrat düz gitmeden,
Savrulup gidecek şu evrenden.
Ne çıldırası bir aşk,
Ne sevgiliye yazılmış şiir,
Ne de Çaykoyski'nin Kuğu Balesi perdeyi kapatacak.
Onca yaşanmış sevdalardan,
Ve medeniyetlerden geriye kalan,
Ne zulaya saklanmış hatıra defteri,
Ne üstü başı perişan bir dilenci,
Ne de bebeğini emziren anneler kalacak
Dünya da bir üflemelik toz bulutu olacak.
Onu da, deli bir fırtına alıp,
Koynunda binlerce yıl hüzünle saklayacak.
Bir gün uyanamayacağız bile,
Seçim meydanlarda kalmış kulaklarımızda,
Emperyalizm'in ve şovenizm'in sesi yankılanacak.
'En büyük kim?' diyen bir bilim kurgu filmi,
Olanca haşmetiyle gösterime girecek.
Bir manyak, dahiyane psikopatın beyni,
Çocuklarımızın gözü önünde patlayacak.
Cayır-cayır yanıp, yok olacak insanlık.
Canlar yere düşmeden,
Düşenleri toprağa vermeden,
Toprak, zaten yarılıverecek orta yerinden.
Ne vicdani bir düşünce,
Ne de coşkuyla akan ırmaklar kalacak geride.
Korkudan bir çocuk bile ağlayamayacak.
Buradayım diye bağıra bilse,
ağlayabilse
Dünya kurtulacak.
Ama çocuğun aklı var dili yok
Çocuk bir daha hiç ağlayamayacak...
............
Bu şiir dün Hrişoma da olan ve gelecekte Dünyanın her hangi bir yerinde olabilecek nükleer bombaları protesto amacıyla yazılmıştır.